Siyasi etik

Pazartesi, 10 Mayıs 2010 - 05:00

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a ait olduğu öne sürülen görüntüler bir günde Anayasa değişikliği ve referandum sürecini bile gölgede bıraktı.
Kasetteki görüntülerin geçek veya montaj olması, CHP de yeni bir sürecin başladığı gerçeğini değiştirmiyor. 2 hafta sonra yapılacak olan CHP Kurultayından çıkacak sonuç ne olursa olsun CHP artık kapalı kapılar arkasından yönetilen bir parti konumundan çıkarak gerçek Cumhuriyetçilerin ve Halk’ın partisi olma sürecine girmiştir.
Kaset açılımı ile başlayan bu süreç nedir: CHP kapılarını halka açarak üye ve buna bağlı olarak delege yapısını değiştirmek zorundadır. Kurultaylardan bindirilmiş kıtaların desteğiyle yönetime gelmek CHP’nin politik başarısızlığını artık gizleyememektedir.
Önemli olan Kurultay delegelerinin değil halkın oyunu almaktır.
Ön seçim sürecine sahip çıkılmaması CHP’yi belirli bir grubun yönettiğinin en önemli göstergesidir.
Yerel seçimlerde Parti kadrolarının muhalefetine rağmen bileğinin hakkıyla seçimi kazanan kadrolar CHP de parti yönetimine gelmelidir

***

CHP delegeleri, CHP’nin bir tek şantaj kaseti ile yıkılacak bir parti olmadığını Türk halkına göstermek zorundadır.
CHP’de tartışılması gereken konu kasetin gerçek veya çakma olduğu değil CHP Genel Başkanı’nın özel kaleminin hangi siyasi yetenek ve birikimiyle CHP’den Miletvekili aday adayı olan yüzlerce, aydın, sanatçı, akademisyen, iş adamı ve toplum önderini sollayarak Milletvekili seçilmesidir.
Milletvekili listelerinin hangi kriterlerle yapıldığı öncelikle mevcut milletvekillerini rahatsız etmelidir.
Tartışılması gereken ‘Siyasi Etik’ budur. ‘Diğer partilerde de aynı durum var’ CHP için bahane olamaz.