Son ağaçlar da kesilinceye kadar devam!

Cumartesi, 03 Temmuz 2010 - 05:00

Kemerburgaz, İstanbul’un en yeşil alanlarından biriyken son on yıldaki yapılaşmayla bugün tanınmaz hale geldi. Kemerburgaz kaybedildikten sonra İstanbul’un Avrupa yakasındaki son yeşil bölge olarak Belgrad Ormanı ve çevresi kaldı.

Şimdi Zekeriyaköy civarında başlayan yeşil talanı ve ağaç katliamı Belgrad Ormanı’nı da eritip bitirmek üzere. Belgrad’a ilk darbe yıllar önce Bahçeköy denen bölgede kaçak bina yapılmasına izin verilmesiyle ortaya çıkmıştı. Zamanla burası İstanbul’un en çirkin ve en korkunç yapılaşmalarının yaşandığı yerlerden biri haline geldi. Gecekonduların yerine apartmanlar dikildi. Bu binaların giriş katlarına da araç yollarına kadar taşan süpermarketler açıldı. Bahçeköy’de ortaya çıkan şehircilik adına utanç verici bu görüntü nedeniyle hafta sonları Belgrad ve Kilyos çevresine pikniğe gidenler ancak üç saatlik yolculuktan sonra Maslak’a ulaşabiliyor!

Şimdi doğa katliamı ve talan sırası Zekeriyaköy’de. Bugünlerde o bölgeye gidenler beton karıştırma kamyonlarının orman içinden nasıl son sürat geçip tozu dumana kattıklarını görebilirler.

Bu bölgede son 20 yıldır hiçbir bina yapılmasına izin verilmiyordu. Ancak buradaki büyük rantın peşinde koşanlar zorlaya zorlaya yasayı deldi. Şimdi bu bölge toplu konut mantığıyla yapılan yüzlerce binayla tanınmaz hale geliyor. Ağaçlar kesiliyor ve yerlerine planlarda olmayan garip garip binalar dikiliyor. Bölgenin altyapısı yeni konut yapımına müsait olmadığı için son birkaç yılda yağan yağmurlar sellere neden olmuştu. Yeni yapılan konutlar mevcut su, elektrik ve kanalizasyon sistemini kullanacağı için Zekeriyaköy yakında tamamen felç olacak. Gidiş geliş şeklindeki dar orman yolu da yoğun araç trafiğinden iyice işlemez hale gelecek.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş şehrin bu bölgesi de talan edilirse acaba geriye ne kalacak diye düşünüyor mudur?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendi partisinden seçilen Sarıyer Belediyesi Başkanı Şükrü Genç’e “Siz orada ne yapıyorsunuz?” diye sormasını bekliyorum.

İstanbul’a üçüncü köprünün yapılmasına “doğa katledilecek” diye karşı çıkan duyarlı CHP’lilerin gelip Sarıyer’de olup bitenleri görmesini istiyorum.

Anayasa Mahkemesi ne yaptığının farkında mı?

Kapalı alanlarda sigara içilmesini yasaklayan yasal düzenleme Türkiye’de devletin halk sağlığı adına son yıllarda yaptığı en hayati girişimdi. Bu yasanın çıkması için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ büyük çaba gösterdi. İstatistikler yasağın uygulanmaya başladığı günden bu yana Türkiye’de sigara tüketiminin ciddi oranda azaldığını gösteriyor. Her yıl binlerce vatandaşını sigaraya bağlı hastalıklardan kaybeden bir ülke için bu çok önemli bir gelişme.

Türkiye dünyada en yoğun sigara tüketilen ülkelerden biri. Sigara üreticilerinin beyin yıkama faaliyetleri neticesinde Türkiye’de sigara kullanım yaşı 10’lara kadar geriledi. Erkekler arasında sigara tüketim oranı çok yüksek. Kadınlar, genç kızlar ve hatta çocuklar sigaranın pençesinde.

Ben hiç sigara içmememe rağmen sigara içenler yüzünden yıllarca dumanaltı oldum. Pasif içici haline geldim. Şimdi bazı gruplar kapalı alanlarda sigara tüketilmesine müdahale eden yasayı delmek için dava açtı. Yasanın kişi hak ve özgürlüklerine aykırı olduğunu ileri sürüyorlar. Başvuruyu görüşen Danıştay da konuyu Anayasa Mahkemesi’ne götürme kararı aldı. Sigara yasağını delecek ve Türkiye’yi eskiden olduğu gibi dumana boğulmuş bir ülke haline getirecek bu süreçte şimdi söz Anayasa Mahkemesi’nde. Mahkeme eğer Danıştay’ın başvurusunu kabul ederse, Türkiye’de gelecek kuşakların sağlığını hiçe sayan bir yola kapı aralanmış olacak. Anayasa Mahkemesi böyle bir karar alırsa kamunun sağlığına gerçek bir darbe indirilmiş olur