Sümela çocuklarıyla hasret giderdi

Salı, 17 Ağustos 2010 - 05:00

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan pazar günü Gaziantep’teydi. Orada çok önemli bir konuşma yaptı ve aynen şunları söyledi: Yıllarca iç tehdit ve dış düşman korkusuyla kuşatıldık. “Dört yanımız düşmanlarla çevrili” dendi. Biz bu anlayışı kaldırdık...
Başbakan bu değerlendirmeleri paylaşırken aynı saatlerde Ortodoks Hıristiyanlar Trabzon’daki dünya kültür mirasının eşsiz örneği Sümela Manastırı’nda 88 yıl sonra ilk kez bir ayin için buluşmuş dua ediyordu.
Bu ayin neticesinde kimilerinin uzun süre korktuğu gibi ne Pontus devleti kuruldu ne misyonerler Türkiye’yi ele geçirdi. İbadetlerini yerine getirmek üzere toplanan insanlar büyük bir olgunluk içinde geldi ve dualarını edip dağıldı. Üstelik ayin sayesinde Trabzon’da ekstra bir turizm hareketi yaşandı. Uçaklar tıklım tıklım dolu olarak seferler yaptı. Otelciler ve esnafın yüzü güldü...
Bu etkinliğin güzel bir şekilde gelişmesinde büyük katkısı olan Trabzon’un Maçka ilçesi Belediye Başkanı Ertuğrul Genç ve Rum Cemaati Temsilcisi Laki Vingas ile dün TRT Radyo 1’deki programımda sohbet ettik. Her ikisi de ortaya çıkan hoş görüntülerin haklı gururunu yaşıyordu.
Patriğin özel fotoğrafçısı Niko Manginas’ın Sümela’dan geçtiği fotoğraflara baktım. Ayindeki hava, dev bütçeli bir Hollywood filminin setini andırıyor. Dualarla güçlenen mistik hava, dini kostümler ve Sümela’nın büyülü atmosferi unutulmaz bir ortam yaratmış. Farklı dinlerden insanlar, barış, huzur ve bereket için dualar ediyor. Üstelik bütün bunlar Müslümanların kutsal ayı Ramazan’da gerçekleşiyor. Anadolu’da yeniden güçlenmeye başlayan hoşgörü ortamı bütün dünyaya örnek olacak etkinliklerin yapılmasına imkan veriyor.

Bartholomeos’un karizması
Dinlerarası diyalog adına zor gibi görünen konuların yumuşak bir üslupla halledilmesinde Ortodoks dünyasının dini lideri Patrik Bartholomeos’un bir insan ve din adamı olarak karizmasının büyük etkisi var. Nitekim Bartholomeos son birkaç yıl içinde hem Vatikan hem de Moskova kiliseleriyle iyi ilişkiler kurdu. İstanbul Rum Patrikhanesi ile bu iki büyük kurum arasında tarihten kaynaklanan çekişme ve anlaşmazlıkların giderilmesi yolunda önemli yol alındı. Bartholomeos’un güven veren tutumu sayesinde Papa 16. Benediktus, Moskova Patrikleri Aleksey ve Kirill Türkiye’ye geldi.
Bu olup bitenler aslında doğu ve batı kültürlerinin uyumu adına çok önemli gelişmeler. Papa dahil Türkiye’ye gelen bütün din adamları Bartholomeos’u “Ekümenik Patrik” olarak selamladılar. Geçmişte bu unvan nedeniyle kuşkular duyan Türkiye kamuoyu, aslında “ekümeniklik” denen şeyin Hıristiyanları ilgilendiren bir konu olduğunu ve Türkiye’nin çıkarlarına zarar verecek bir yönü bulunmadığını fark etti.
Patrik Bartholomeos’un çalışmaları uluslararası çaptaki ilahiyat konularıyla sınırlı değil. Patrik, Büyükada’da bulunan harap durumdaki Rum Yetimhanesi’nin bir çevre ve kültür merkezi olarak dünya kültür mirasına kazandırılması için de çok uğraştı. Avrupa’nın ikinci büyük ahşap yapısı durumundaki bu binanın dünya kültür mirasına yeniden kazandırılması için önümüzdeki günlerde ilk adımlar atılacak.
Patrik Bartholomeos’un Sümela’daki ayin sırasında Osmanlı padişahlarının adını zikretmesi ve onlar için de dua etmesi aslında Osmanlı’nın ne kadar önemli bir dünya devleti olduğunu hatırlatan çarpıcı bir ayrıntıydı. Çünkü adı geçen padişahlar sadece Müslümanların değil bu topraklarda yaşayan bütün insanların hükümranı olduklarını hiçbir zaman unutmadılar ve inançlara saygılı davrandılar.
Ben kamuoyunda oluşan bu hoşgörü havasının da katkısıyla önümüzdeki günlerde Heybeliada Ruhban Okulu’nun yeniden açılacağını düşünüyorum.
Bütün bu girişimlerin, dünyada Türkiye algısının şekillenmesine müthiş olumlu katkı sağlayacağından şüphem yok.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı bütün bu konulardaki cesaretinden ve gösterdiği siyasi iradeden ötürü kutluyorum. Ayrıca bölgelerine gelen insanları en iyi şekilde ağırlayan Karadenizlileri de alkışlıyorum.