TEK BAŞINA

Pazar, 15 Ağustos 2010 - 05:00

Beşiktaş’ın kazanma arzusu, oyun anlayışı, Schuster’in oyuncu tercihleri ve değişiklikleri, yıldızları ile fark yaratması skorun kısır kalmasına rağmen en pozitif taraflarıydı. Çok uzun süredir Siyah-Beyazlı takımın sezona böyle arzulu başladığına tanık olamamıştık. Bunda da şüphesiz Schuster’in Beşiktaş’a aşılamaya çalıştığı oyun karakterinin önemi büyük. Beşiktaş savunmada risk almıyor. 10 yıldır 8 teknik adam eskitmiş İbrahim Üzülmez’in yaşına başına bakmadan gençlere taş çıkartırcasına oynaması da benim hâlâ tuhafıma gidiyor. Bu çocuk ihtiyarlamayacak. Sürekli 21 yaşında kalacakmış gibi geliyor bana. Keza Fabian Ernst’in lig başlar başlamaz geçen yılki formuna kavuşması, ona ortak çıkan Necip’in sürekli risk alıp yardımlaşması, elbette Guti faktörünü de öne çıkaracaktı. Guti uçuyor, Quaresma uçurtuyor. İzmir’de böyle gördük. Guti’nin asistine Bobo’nun yapıştırdığı sağ vole de bir usta işidir. Zapo ile Ferrari göbekte iyi bir yardımlaşma örneği veriyor. Bülent Uygun’un Bucası ise alışma döneminde. Oyun berabere giderken ve mağlup düşmelerine rağmen geride beşli blok çakılı kaldı. Diğer maçlarda ne olur bilemem. Ama hakem Barış Şimşek iyi başlayamadı. a-İkinci sarı karttan Musa Aydın’ı atamadı (Üzülmez’in beline dolanmıştı) b-Bobo bariz gol pozisyonunda Ediz’in hareketine maruz kalmıştı. Son adam olduğu için atamadı. c-Guti’ye Japon bindirmesi yaptılar, Barış hoca yine baktı. d-Bucalı Erkan korneri köşe gönderinin 50 santim dışından attı, yardımcı hakemin sıcaktan gözüne perde mi inmişti? Sonuçta Beşiktaş otoritelerin, yorumcuların, ilgili ilgisiz, taraflı tarafsız büyük çoğunluğun ligde şampiyon olarak gösterdiği takım edasıyla başladı.