Tuhaf şeyler

Cuma, 09 Temmuz 2010 - 05:00

Nasıl ki diyorsak:

- Karakollarımız aha burada... Gel vur bizi.

Tıpkı onun gibi, şimdi de diyoruz ki Kuzey Irak’taki eşkıyaya:

- Seni vurmaya geliyoruz, kaç.

***

Harekâtı Vuvuzurna’yla ilan etsek, bu kadar etkili olamazdık.

Sözün bittiği yerdeymişiz.

Ne demek bu?

Efendim bu, kara harekâtı başlıyor demek.

Ama daha açık olmalı.

Kürtçeye de tercüme edilip, dağlara taşlara yazılmalı.

***

Tam bunları düşünüyor ve homur homur söyleniyordum ki, maç başladı.

İspanya-Almanya.

Hangisini tutayım?

Ve niçin tutayım?

Buldum.

Beşiktaş-Fenerbahçe maçı oynanıyor farzettim.

Zira İspanya’nın hocası, Beşiktaş’ın eski hocasıdır... Almanya’nın hocası da Fenerbahçe’nin eski hocasıdır...

Madem Beşiktaşlıyım,

İspanya’yı tutmalıyım.

Öyle yaptım. Ve kazandım.

Biz bütün dış meseleleri bile iç mesele haline getirdiğimize göre, bu kadarcık bir lüksü bana çok görmeyin.

***

Bir taraftan da Anayasa Mahkemesi’nin kararını tartışıyoruz.

- İptâl değil, ihlâl.

- Yetki değil, gasp.

Her kafadan bir ses.

Faydası yok.

Zira Yüce Mahkeme esas’a giremez deniyor ama girerse ne olur’u kitap söylemiyor... Yüce Mahkeme kanun yapamaz deniyor ama yaparsa ne olur’un müeyyidesi bilinmiyor.

Ey sevgili siyasetçiler.

Meclisin üstünde bir kuvvet yoktur diye fazla bağırıp durmayın. Bu kadarcık müdahaleye oturup şükredin... Unutmayın ki bu mahkeme, 1974’te genel af bile ilân etmiştir...

Şimdi yaptığı nedir ki?

Ufacık bir redaksiyon.

Terakki var.