Türkiye bir zenginliğini daha kaybetti

Et fiyatları tavan yaptı, kasaptan gramla et alanların sayısı arttı. Son dönemde buna bir de süt fiyatlarındaki hızlı artış eklendi. Ülkemiz en büyük zenginliklerinden birini daha kaybetmek üzere...

Pazartesi, 11 Ocak 2010 - 16:07

Türkiye bir zenginliğini daha kaybetti

Hayvancılığın yaygın olarak yapıldığı Edirne'de süt üretimi geçen seneye göre yarı yarıya düştü. 

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Süt ve Süt Ürünleri Komitesi Başkanı ve Köy-Koop Edirne Birliği Başkanı Ahmet Erken, hayvancılığın dibe vurduğunu iddia etti.

Türkiye’deki hayvancılığa, süt sığırlarının kurban bayramında kesilmesinin ve et ithalatının olmamasının büyük bir darbe getirdiğini ifade eden Erken,

"Türkiye’de olduğu gibi Edirne’de de hayvancılık dibe vurmuş vaziyette. Çünkü, et ithalatı olmadı gerçekleşmedi, bunun yanında süt sığırları da bayramda  mezbahaya gitti. Bu süt sığırcılığına büyük bir darbe vurdu. Bu aşikardır. Bunu, süt irsaliye ve faturalarından görebiliyoruz" dedi.

Türkiye’deki büyük firmaların, aralık ayında mevcut süt sığırlarının kesilmemesi için sütün litresini 515 kuruştan 725 kuruşa çıkardığını anımsatan
 Erken, şöyle devam etti:

"Sütün litresi ocak ayından itibaren 850 kuruşa çıkarıldı. Buna hizmet bedelleri dahil değil. Hizmet bedellerini de dahil ettiğinizde sütün litresi 1
 lira 100 kuruşa geliyor. Türkiye’de, tarımsal kooperatiflere 50x6, 40x6, 30x6 hayvancılık projeleri yapıldı. Bu da Trakya’daki mevcut gebe düvelerin Anadolu’ya kaymasına neden oldu. Anadolu’ya giden hayvanlarda mezbahaya gitti. Bunun sonucunda da büyük sıkıntılar ortaya çıktı.

Mardin iline 20 proje yapılırken Edirne’ye 1 proje yapıldı. Türkiye’de yapılan projeler çerçevesinde, bütün hayvanlar Trakya ve Güney Marmara
bölgesinden giderse buna kaç yıl dayanılır. Bir ineğin ömrü 5-6 buzağıdır. 5 buzağından sonra hayvan ihtiyarlıyor. Bunun sonucunda da süt kalitesi düşüyor. Onun için mevcut kaliteli sütleri üretebilmek için gebe düvelerin Edirne’de, Trakya da kalması gerekirken, diğer illere gitti. Giden hayvanlarda gereği gibi kullanılmadı, bakılmadı."

SÜT 1,5 LİRA OLABİLİR

Ahmet Erken, geçen yıl Türkiye’de 12 milyon litre süt üretiminin gerçekleşmesi gerekirken, 5,5 milyon litre sütün kayıtlı olduğunun tespit edildiğini ifade etti.

Desteklemelerin de 5,5 milyon litre süte göre yapıldığını anlatan Erken, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Trakya hastalıktan ari bir bölge. Trakya’da ve Güney Marmara’da, hayvancılık projelerinin çoğaltılması gerekiyor. 40x6, 50x6 projelerinin
 kesinlikle ivedilikle fazlalaştırılması, 2 ve 5 yıl ödemeli projelerin hayata geçirilmesi gerekiyor. Yoksa bu hayvancılık tamamen bitecek. Dışarıdan da sütün gelmesi söz konusu olmadığı için ileri ki yıllarda sütün 1,5 liraya kadar çıkması kaçınılmaz olur.

Çünkü, olmayan bir şeye talep çok oluyor. Geçen yıl bu dönemlerde talep yoktu. Sütün litresi 515 kuruşa düştü ama bu gün, bir yılda ne oldu da 850 kuruşa çıktı. Bunu altını iyi irdelemek gerekir. Gidilen yol iyi yol değil. Acilen, merkez birlikleri, damızlık sığır yetiştiricileri, Köy- Koop merkez birlikleri,
ve diğer birlikler Ulusal Süt Konseyi çatısı altında toplanıp, bu eksikliklerin nereden kaynaklandığını irdelemeli ve bakanlığa bir rapor halinde bildirmeli.

Diğer taraftan süt hayvancılığı kesinlikle desteklenmelidir. Çünkü, Trakya bölgesine başka illerden hayvan girmiyor. Mevcut hayvanla yetinmek
zorundasın. Burada yetiştirilen hayvanlarda, projelerle dışarıya satıyoruz. Elimizde kalan hayvanların hepsi 4-5-6 buzağılık hayvanlardır. Bu da
hayvancılığın dibe vuracağını göstermektedir. Bir yıl önce 100 ton sütü olan kooperatifin sütü 48 tona düştü. Bu rakamlara baktığımızda hayvancılığın yüzde 52 azalmış olduğunu görürsünüz. Bu hayvancılığın yok olmaya gittiğinin işaretidir. Bu nedenle mutlaka 50x6 projelerin çoğaltılması ve destekleme primlerin en kısa zamanda ödenmesi gerekiyor. Devlet hayvancılığın ilerlemesini istiyorsa mutlaka Türkiye’de hayvancılığa destek vermek zorundadır. Çıkış yolu bu şekilde olacaktır."

Rahmi Cinokur / AA