Türkiye'nin dış politika performansı baş döndürüyor

Cuma, 15 Ocak 2010 - 05:00

Türkiye’nin dış politikası açısından yıldırım hızıyla geçen bir haftanın içindeyiz. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile beraber çıktığımız İngiltere, Hırvatistan ve Sırbistan turunda pek çok kritik gelişmeye tanıklık ettik. İsrail ile yaşanan krizi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Moskova’daki temaslarından çıkan sonuçları Bakan Davutoğlu ile bire bir değerlendirme fırsatımız oldu.

Türk dış politikası yakın dönemde hiç olmadığı kadar dinamik ve inisiyatif alan kimliğe bürünmüş durumda. Bunu her gittiğim başkentte görüyorum. O kadar ki Türkiye’nin attığı adımları dünya kamuoyunun da izlemekte zorlandığını fark ediyorum. Bunun belki de en çarpıcı örneğine Londra’da Kings College’de önceki akşam Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun verdiği konferansta tanıklık ettim. Konuşmanın sonunda Ermeni kökenli doktora öğrencisi bir genç kız kalkıp “İyi güzel anlatıyorsunuz da 301. maddeyi hala değiştirememiş bir Türkiye nasıl olacak da Avrupa Birliği’ne katılacak?” diye sordu. Davutoğlu bu soru üzerine tebessüm ederek “Siz Türkiye’deki gelişmeleri pek yakından takip edemiyorsunuz galiba, bu mesele çözüleli yıllar oldu. Şu anda 301. maddeyle ilgili tek bir dava konusu yok, Orhan Pamuk da dahil olmak üzere bütün dava konuları düştü” yanıtını verdi. Davutoğlu alkışlarla kürsüden inip Moskova’ya hareket ederken biz de ertesi sabah Hırvat Havayolları’nın tarifeli uçağıyla Hırvatistan’ın başkenti Zagrep’e hareket ettik.Dışişleri Bakanı Davutoğlu Başbakan Erdoğan ile Rusya’daki temaslara katıldıktan sonra bizim bulunduğumuz Zagrep’e döndü. Geceyi geçirdiğimiz The Regent Esplanade Oteli’nde Bakan Davutoğlu ile son gelişmeleri etraflıca değerlendirme fırsatımız oldu. Bakan’ın anlattıklarından Türkiye’nin Balkanlar’da izlediği yüksek enerjili dış politika açılımlarının kimi Batılı ülkeleri rahatsız ettiğini hissettim. Davutoğlu, İsrail ile yaşanan krizin perde arkasını, Türkiye-Rusya yakınlaşmasını, Balkanlar’daki temasların ne anlama geldiğini ve bundan sonra izlenecek politikaların ipuçlarını verdi.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile aramızda geçen konuşmaları özet olarak aktarıyorum:

İsrail ile kriz nasıl çözüldü? Türkiye’nin B planı var mıydı?

Şunu çok açık söyleyeyim, eğer İsrail Türkiye’nin beklediği tonda ve yazılı olarak özür dilemeseydi büyükelçimiz ilk uçakla geri çekilecekti. Büyükelçi bir kez çekildikten sonra bir daha ne zaman döner, bunu kimse bilemezdi. İsrail’in özür mektubu diplomatik krizi aşma bakımından bizim için yeterlidir. Ancak İsrail ile ilişkilerimizin orta ve uzun vadede normalleşmesi için İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ambargoyu kaldırmasını, Mescid- i Aksa başta olmak üzere bölgedeki kutsal mekanlara saygılı davranmasını ve barış yönünde adımlar atmasını bekliyoruz. Bizim gocunacak hiçbir şeyimiz yok. Gerektiğinde İsrail’i eleştirme hakkını kendimizde görüyoruz.

Türkiye’de Yahudi düşmanlığının arttığı eleştirileri geliyor.

Bunu kabul etmiyoruz. İsrail’i eleştiriyor olmamız antisemitik (Yahudi düşmanı) duygularla açıklanamaz. Eğer böyle olsaydı 2008’de Türkiye İsrail ilişkileri bu kadar gelişmezdi.Türk halkı bir yıl içinde mi antisemitik oldu?Bu değerlendirme doğru değil. Müslüman ülkeleri eleştirmek nasıl İslamofobi çerçevesinde değerlendirilemezse, İsrail’i eleştirmek de antisemitizm olarak tanımlanamaz.

İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak’ın Pazar günü Türkiye’ye gelişi planlanmıştı?Bu seyahat gerçekleşecek mi? Siz Barak ile bir araya gelecek misiniz?

Evet, görüşeceğim. Özür mektubu gelmemiş olsaydı bu ziyaretin de pek bir anlamı kalmayacaktı. Ancak durum değişti. Ben Barak ile bir araya geleceğim. Sonuçta İsrail’de de Türkiye ile iyi ilişkiler kurulmasını isteyenlerin olduğunu unutmamak lazım.

Moskova temaslarından çıkan en önemli sonuç nedir?

Enerji meselesinden Kafkaslar’daki sorunlara kadar çeşitli seviyelerde çok iyi bir noktaya geldik. Ancak vizenin kaldırılıyor oluşu çok önemli bir sonuçtur.

Vizenin kaldırılması konusunda kesin anlaşma sağlandı mı?

Evet. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın önerisi üzerine Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev ve Başbakan Vladimir Putin, vizenin kaldırılması konusunda kesin talimat verdi. Siyasi karar alındı. Şimdi teknik düzeyde çalışmalar yapılacak ve sürecin nasıl yürüyeceği belli olacak.