Unutulmasın

a
a
Pazartesi, 24 Mayıs 2010 - 05:00

Yedinci Genel Başkan diyorlar ama 5 tanesini sayıyorlar:

Atatürk, İnönü, Ecevit, Baykal, Kılıçdaroğlu.

2 kişi eksik.

Onlar kim?

Hikmet Çetin ve Altan Öymen.

Ne isimleri var, ne resimleri...

Niye?

Hikmet Çetin, bütünleşme sürecinde katalizör rolü oynamış ve büyük özveride bulunmuştur.

Aytan Öymen daha zor bir işlev yüklenmiş, barajın altında kalan CHP’yi sahipsiz bırakmamıştır.

Bunlar unutulur mu?

*

Gelelim öbür tarafa. Yani DP.

Biliyorsunuz, 1946’dan beri CHP-DP arasında bir ezeli rebaket var.

Gerçi bu ezeli rekabet Demirel -Erdal İnönü koalisyonunda tatlıya bağlanmıştır ama bir bakalım, şimdiki durum nedir?

CHP, yeni liderini buldu, kurullarını seçti ve yola koyuldu. Orası tamam.

Sırada DP Kongresi var. O da yeni bir yönetim arıyor. Bir ara lider olarak Prof. Süheyl Batum’un ismi geçti ama olmadı.

Zaten de Batum gitti CHP’ye kaydoldu. Parti Meclisi’ne seçildi.

İyi oldu. Bence yerini buldu.

CHP için kazançtır.

Peki DP nasıl bir hazırlık içinde?

Hangi liderle ve kadroyla yola devam edecek? Biz CHP’ye daldık, öbür tarafı unuttuk.

Hayır, unutmadık.

Şimdi başlıyor.

Önümüzdeki 15 gün DP’yi takip edeceğiz.

*

Ama şu CHP Kurultayı’na son bir nokta koyalım bugün.

“Sol” kelimesi, dikkat çekecek kadar fazla kullanılmıştır.

Gerçi sol görüşlü insanlar, bundan çok mutludur ama yeni kalabalıklara açılmak niyetindeki bir parti, solcu olmayan insanları hiç hesaba katmayacak mı?

Bu bir strateji hatası değil mi?

Diyorum ki:

Kelimeyi telâffuz etmeden de solculuk yapabilirsiniz. Daha da taraftar toplayabilirsiniz.

Bu bir rütbe değil, bu bir pâye değil, rozet de değil. Öyleyse, belli bir hücreye kilitlenmek niye?

Unutmayın.

Toplum sahiden yeni bir şeyler bekleyecekse, zarf’a değil, mazruf’a bakacaktır.