Yastık altında 5 bin ton altın var

Salı, 24 Kasım 2009 - 11:39

Yastık altında 5 bin ton altın var

İstanbul Altın Rafinerisi (İAR) Başkanı Özcan Halaç, Türkiye’de yastık altında 5 bin ton altın olduğunun tahmin edildiğini ve bunun değerinin 180 milyar dolara yaklaştığını belirterek, "Bu yastık altına giden, ekonomiden kaçırılan paradır. 180 milyar doların yastık altında olmayıp piyasada olduğunu düşünürsek, bu binlerce yatırım, milyonlarca da istihdam anlamına gelir" dedi.

Halaç, altın fiyatlarındaki yükselişe ilişkin yaptığı açıklamada, altın fiyatının yükselmesinin Türk halkını zenginleştirdiğini, ancak Türk takı sektörüne büyük darbe vurduğunu söyledi.

Altının yatırım ve takı olmak üzere iki farklı şekilde satın alındığını anlatan Halaç, son dönemlerde insanların altını ağırlıklı olarak yatırım amacıyla aldığını kaydetti.

Çeyrek altın fiyatının 100 liraya yaklaştığına dikkati çeken Halaç, çeyreğin içinde 1,60 gram has altın bulunduğunu, fiyat yükselince kendi rafinerilerinde ürettikleri ve 55 liraya satılan 1 gram altına yoğun talep geldiğini ifade etti.

Yastık altında 5 bin ton altın olduğunun tahmin edildiğini ve bunun değerinin 180 milyar dolara yaklaştığını kaydeden Halaç, "Yastık altındaki altının çıkarılması Türkiye için çok önemli. Bu yastık altına giden, ekonomiden kaçırılan paradır. 180 milyar doların yastık altında olmayıp piyasada olduğunu düşünürsek, bu binlerce yatırım, milyonlarca da istihdam anlamına gelir" diye konuştu.

"HURDA ALTIN DÖNÜŞÜMÜ DE OLMUYOR"

Devletin kurumlarının yastık altındaki altının ekonomiye kazandırılmasına yardımcı olması gerektiğini dile getiren Halaç, "Altının çıkarılması için gerekirse Maliye teşvik etsin. Yastık altındaki altını çıkarıp bankadaki hesaba yatırdığınızda 50 bin liraya kadar sigortalanıyor. Yastık altında ise hiçbir sigortası, garantisi yok. Son bir iki sene hariç Türkiye, her sene 6-7 milyar dolar altın ithal ediyordu. Yani 6-7 milyar dolar yurt dışına çıkıyordu. Eğer yastık altındaki altını çıkarırsak, yurt dışına altın satacağız. Bunca senedir aldığımızı artık ihraç edeceğiz. Bunun çabası içindeyiz" şeklinde konuştu.

Fiyatların yükselmesi ve yükseleceği beklentisinin insanlara altın sattırtmadığının altını çizen Halaç, insanların yastık altındaki altını satmaması nedeniyle beklenen hurda altın dönüşümünün de olmadığını ifade etti.
Altının bu kadar yükselmesinin arkasındaki nedenleri global ekonomik kriz, doların değer kaybetmesi, faizlerin düşmesi, tüketimin ve üretimin azalması, bu durumda yatırımcıların farklı alternatifler araması olarak sıralayan Halaç, altının kağıt para gibi değil de metal olmasından dolayı krizlerin, kaosların, savaşların ve enflasyonun, yatırım aracı olarak altına olan talebi artırdığını vurguladı.

"FİYATLAR DÜŞSÜN, İNSANLAR TAKI ALSIN"

İstanbul Kuyumcular Odası Başkanı Alaattin Kameroğlu da "Altın fiyatları bir adım ileri, iki adım geri misali artmaya devam ediyor. Bunun nereye varacağını kestirmek gerçekten güç. Bundan kuyumculuk sektörü olumsuz etkileniyor" dedi.
Günümüzde en sağlam yatırım aracı olarak altının görüldüğünü ifade eden Kameroğlu, artışın kuyumculuk sektöründeki iyileşmeden dolayı gerçekleşmediğini, yatırımcıların altına yönelmeleri veya bazı devletlerin merkez bankalarının altın stoklarını artırma kararlarından dolayı yaşandığını söyledi.
İnsanların altını takı olarak satın almasının önemini vurgulayan Kameroğlu, "Sektörün üretim yapabilmesi, istihdam yaratabilmesi için bu şart. Aksi takdirde kuyumculuk sektörünün yaşaması mümkün değil. Temennimiz odur ki altın fiyatları düşsün, insanlar takı alsın" diye konuştu.
Kuyumculuk sektörünün şu anda yüzde 10-20 kapasiteyle çalıştığına dikkati çeken Kameroğlu, şu anda sektörde en zor durumdakilerin imalatçılar olduğunu, perakendecilerin ise daha az eleman çalıştırdıkları için daha iyi durumda olduklarını vurguladı.

2