Alınganlık kaybettirir!

06 Mart 2011, Pazar 05:00
AA

Eleştiriyle başa çıkmak sosyal ortamda bir insanın en zorlandığı durumlardan... Kişiliğimize yönelik her olumsuz eleştiri izin verdiğimiz takdirde üzerimizde çok kötü etki yapabilir. Oysa bu duyguyla başa çıkmak mümkün...

İş yerinden herkesin davetli olduğu partiye bir bakmışsınız ki, siz davetli değilsiniz. Ya da büyük fedakarlıklarla hazırladığınız ‘muhteşem’ akşam yemeğine davetliler umduğunuz tepkiyi vermedi. Psikologlar bu tip durumlardan aldığımız yaraları ‘narsist yaralar’ olarak adlandırıyor. Egomuzu zedeleyen, kendimizi küçük hissetmemize neden olan, aslında önemsiz ama gözümüzde kolayca devleşen olaylar. Hiçbirimiz saygısızlığa maruz kalmak istemiyoruz doğal olarak. İnsanın en doğal isteklerinden biri beğenilmek ve taltif görmek, görmezlikten gelinmek değil.

Bu tip olaylara karşı bazılarımız daha hassas, bazılarımız o kadar değil. Hassas olanlarımız ise maruz kaldıkları gurur kırıcı senaryonun yavaş yavaş kendilerini içten içe yemesine izin verebiliyorlar. Bu tip durumlarda doğal reaksiyon ise ‘öç almak’! Hepimiz zaman zaman tanık oluyoruz; birbiriyle 15 senedir konuşmayan yakın arkadaşlar ve hatta kardeşlere... Çoğunlukla bu dargınlıkların arkasında yatan nedenler incir çekirdeğini doldurmayacak türden. Psikolog John Bargh “Bu tip durumların nedeni her ne ise aslında çoğu zaman kötü niyetle yapılmış olmuyor ama biz onu egomuz nedeniyle olumsuz algılayabiliyoruz” diyor. Hatta istatistikler işlenen cinayetlerin üçte ikisinin temelde önemsiz fakat insanın egosunu inciten söz veya davranışlardan kaynaklandığını gösteriyor.

Peki bu tip küçük olayların egomuzu kontrol altına almaması için ne yapabiliriz? Her şeyden önce yapmamız gereken söz konusu davranış veya sözün bizi incittiğini kabul edip kendimize itiraf edebilmemiz gerekiyor. Ne kadar kolay gibi görünse de egomuzun zedelendiğini kabul etmek, intikam alma yollarına kilitlenmekten daha zor! Oysa küçük olaylarda sergilediğimiz alınganlık ve kırılma gösterileri hiç kimse için gurur verici değil.

Bu arada uzmanların dikkat çektiği noktalardan biri de kolay kırılan ve alınan insanların, ne iş hayatında ne de sosyal ilişkilerde aranan kişiler olamayacakları! Piskologlar esasen alınganlığın kişinin beklediği söz veya davranış tepkisini elde etmediği durumlarda ortaya çıktığını söylüyor.

Çözüm ne?

Beklentilerinizi değiştirin. Zaten çoğunlukla alınganlıkların nedenleri alıngan kişinin yanlış yorumları değil mi? Kişinin işe “Ben bunu yanlış yorumluyorum” diye bakması en doğrusu.

Biri sizi görmezden mi geldi? Kendinizi önce o kişinin yerine koyun. Belki aklı karışıktı, belki çok yorgundu ve sizi fark etmedi bile. Ama gözünüzün içine baktı sonra kafasını mı çevirdi mi? Bu da olabilir! Bazen sizin de baktığınız şeyi görmediğiniz olmuyor mu?

Diyelim ki söz konusu kişi ve davranışı hakikaten kötü niyetli. Bunun arkasındaki nedenleri düşünmek ve anlamaya çalışmak, öfke ve öç alma planlarından daha sağlıklı olmaz mı? Belki size saygısızlık eden kişi aslında sizi kıskanıyor? Alınganlığın hayatında ciddi bir sorun teşkil ettiği kişiler için modern psikoloji meditasyonu tavsiye ediyor. Neden mi?

Alıngan kişiliklerin temel sorunu sürekli başkalarından gelecek kabul, onay ve saygı ihtiyacı. Meditasyon aklımızdan olumsuz düşünceleri atmamıza ve kendimizi başkalarının görüş ve düşüncelerinden bağımsız bir değer olarak görmemize yardımcı olacağı için...

Aşağıdaki senaryolardan bir veya birden fazlasına olumsuz reaksiyon gösteriyor musunuz?

1. Dışlanmak: Tanıdığınız başkalarının davet edildiği bir partiye davet edilmemek.

2. Unutulmak: Yaş gününüzün unutulması veya hediye almamanız ya da yolda rastladığınız eski okul arkadaşınızın sizi hatırlamaması.

3. Görmezden gelinmek: Birine merhaba deyip cevap alamadığınız durumlar veya e-postanıza cevap vermeyen bir arkadaş.

4. Reddedilmek: İş yerinde yazdığınız raporun kabul edilmemesi veya yaptığınız akşam yemeği davetinin geri çevrilmesi

5. Hak ettiğinizin altında değer görmek: Birini arabayla evine kadar bırakıyorsunuz ama bir teşekkür edilmiyor!

6. Yabancıların kaba ve düşüncesiz davranışları: Kuyrukta biri önünüze geçiyor veya yolda size çarptıktan sonra özür dilemeden yoluna devam ediyor. Eğer yukarıdaki senaryolardan bir veya daha fazlasına ‘evet böyleyim!’ dediyseniz, bu yazının devamı sizin için!

Alınganlıkla nasıl başa çıkmalı?

1. Her şeyden önce söz konusu durumun sizi hakikaten kırmış olduğunu kabul edebilmeniz gerekiyor.

2. Kendinizi karşınızdaki kişinin yerine koyun. Davranışının, sizin yorumunuzdan başka bir yorumla açıklanması mümkün olabilir mi?

3. Öfkeyle hemen reaksiyon göstermek yerine, önce düşünüp öfkenin sonuçlarının sizi nereye götürebileceğini düşünmeniz gerekiyor.

4. Uzun vadede kendinize saygınızı arttıracak girişimlerde bulunun. Unutmayın ki; kişinin kendine olan güven ve saygısı arttıkça defansa geçme ihtiyacı azalacaktır.

5. Meditasyon yapın ve kendinizi rahatlatmayı öğrenin.

Bu yazı 27 Şubat 2011 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır

3