Kasım'da aşk başkadır

10 Kasım 2013, Pazar 21:00
AA

Christian tercihi çok önemliydi. Belirleyici olabilirdi. Atmosfer sakindi, gerginlikten uzak küfürün az olduğu bir başlangıç bekliyordu bizi. Fenerbahçeli taraftar ve futbolcuların özgüveni her hallerinden belli olurken Galatasaraylı oyuncular ısınırken gergindi.  "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganı neredeyse dört dakikada bir tribünün farklı noktalarından patlıyordu. Emenike kulübede en önemli koz olarak göze çarpıyordu.

Taktiksel gerginlik

Aziz Yıldırım sloganları ise maçın başlamasına birkaç dakika kala yükseldi. Müthiş bir seyirci desteğini arkasına alan Fenerbahçe presle rakibini boğmayı amaçlıyordu. Özellikle Gökhan'ın önüne atılan toplarla tehlike yaratıyordu. Kaleci Eray ve Selçuk'un tahrikleri Fenerbahçe'nin hızını kesmeyi amaçlayan taktiksel girişimlerdi.

Egemen'di gizli kahraman

İlk 15 dakikada istediğini alan vakit geçirip oyunu soğutan Galatasaray'dı. Hakem Bülent Yıldırım da verdiği kararlarla oyunun bu yönde  gelişmesine imkan tanıdı.  Buna rağmen atak oynamaktan vazgeçmeyen Fenerbahçe aradığı golü penaltıdan 25. dakikada Emre ile buldu. Maçın ilk 25 dakikasının gizli kahramanı ise Drogba'ya nefes aldırmayan Egemen idi. Emre neredeyse sahanın her yerinde savaşıyordu.

Christian çözse kendini 'çözecek'ti

Derbide olsa "Her yer Taksim her yer direniş" sloganı es geçilmedi tribünlerde.  Drogba'nın "Bütün maçın hakimi benim havaları" da pek sempatik gelmedi Fenerbahçe tribünlerine. Golden sonra öne çıkmak zorunda kalan Galatasaray'a pozisyon vermeyen Fenerbahçe orta saha hakimiyeti elinden bırakmadı. İlk yarı biterken daha fazla düşünmesi gereken Galatasaray idi. Christian açıkçası maçı çözmekten öte sahada pek bir varlık gösteremiyordu.

Christian yazdıklarımı duymuş olmalıydı

2.yarıda sahada Dirk Kuyt yerine Emenike vardı. Galatasaray baskı yapıp beraberliği yakalamak için öne çıkınca Fenerbahçe daha fazla pozisyona girebilirdi. Egemen'e gösterdiği kart daha önceki pozisyonları düşündüğümde düşündürücüydü. Mancini 62'de Ceyhun yerine Engin'i alıp 15 dakikalık baskısını golle süslemek istiyordu. 66. dakikada geçen paragrafın kaybedeni Christian fırsatçılığını konuşturuyor ve çözüm sürecinin belirleyicisi oluyordu.

"İmparator Fatih Terim"


Emre yerine Salih'i bırakırken ayakta alkışlanıyordu. Yaşanan tüm zorlu süreçlere rağmen desteğini bir an olsun azaltmayan ve büyük bir aşkla peşinden koşan milyonlarca taraftarına baharı aratmayan 10 Kasım 2013'te müthiş bir hediye veriyordu Fenerbahçe. "İmparator Fatih Terim" tezahüratı da istendiğinde rakip takımla küfür etmeden de dalga  geçilebileceğinin bariz bir örneği olarak kayıtlara geçti. Son dakikada Volkan'ın kurtardığı penaltı bu sene Fenerbahçe'nin bu işi fazla 'uzatma'ya niyetinin olmadığının habercisiydi.