Beşar Esad kalacak gibi

03 Kasım 2012, Cumartesi 05:00
AA

Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, Suriye konusunda çok çarpıcı bir açıklama yaptı fakat Türk basınına fazla yansımadı. Ne dedi Clinton? Muhaliflerin kurduğu Suriye Ulusal Konseyi’ni çok sert eleştirdi; “Suriye halkını yeterince temsil etmediğini” söyledi. Batı dünyasında ‘Suriye Özgürlük Ordusu’na yönelik bakış da bu yönde.

Hıristiyanların, Alevilerin ve diğer kesimlerin seslerini duyuramadığı kanaati hâkim. Batı dünyasında, Suriye’de çatışmalara katılan muhalefetin ağırlıklı olarak ‘radikal İslami unsurlardan meydana geldiği’ endişesi var. Suriye -bir süredir- Türkiye’nin ve dünyanın gündeminin alt sıralarına düşmeye başladı.

Sınırlarımıza yönelik bir saldırı olmaması halinde gündemde ‘yukarı çıkma ihtimali’ de zayıf. Türkiye, krizden çıkışın tek yolunun ‘Beşar Esad’ın gitmesi’ olduğunu savunuyordu. Ancak Esad, tahmin edilenden de uzun süre görevde kalabilir. Suriye hava sahasının Türk uçaklarına kapanması, TIR’ların geçiş yapamaması ve sınırlarımıza 100 binden fazla mültecinin yığılması, uzun dönemli bir çözümsüzlük ortamında Ankara’ya ağır fatura çıkarabilir.

[[HAFTAYA]]

* * *

6 Kasım Salı günü Amerika’da başkanlık seçimi var. Şimdiki Başkan Barack Obama, Demokrat Parti’nin başkan adayı olarak bir kez daha seçime giriyor. Mitt Romney ise Cumhuriyetçi Parti’nin adayı. Geçmişte, Amerikan başkanlık seçimleri Türkiye’de daha yakından izlenirdi, şimdilerdeyse pek ilgi uyandırmıyor.

Bunun birkaç nedeni var: Türkiye, kendi meseleleriyle çok meşgul. Amerika ile ilgili politika ve gelişmeler Türk kamuoyuna uzak. Türkiye artık belli bir güven kazandığı için ‘Amerikan seçimlerinin olası etkileri’ konusu çok ilgi çekmiyor. Son anda bir sürpriz gelişme yaşanmazsa Barack Obama’nın seçimi kazanma ihtimali kuvvetli.

Sandy kasırgasında gösterdiği performans, Obama’nın şansını iyice artırdı. Bu senaryoda Washington’ın Türkiye politikasında değişiklik beklenmiyor. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan çok iyi bir diyaloğa sahip olduğu Obama’nın, bir dönem daha işbaşında olmasından yana. Üstelik Romney’in İsrail politikası ve Ortadoğu’ya yaklaşımı, Ankara’nın beklentileriyle örtüşmüyor.

* * *

Gelelim ekonomi dünyasının nefesini tutarak izlediği o önemli tarihe. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından Fitch, 8 Kasım’da İstanbul’da çok önemli bir toplantı düzenliyor. Türkiye’yle ilgili görüşünü açıklayacağı bu toplantıdan olumlu sonuç çıkma ihtimali piyasalar tarafından satın alındı. Borsanın hızlı yükseliş göstermesi ve ekonomideki olumlu seyir bununla ilgili.

Burada üç ihtimal var:

- Fitch yeni hiçbir şey yapmayabilir: Buna ihtimal vermiyorum.
- Türkiye’nin görünümünü durağandan pozitife çevirebilir: En yüksek ihtimal bu seçenekte.
- Türkiye’nin notunu artırabilir: Kritik eşik aşılırsa İMKB resmen uçar. Uzun vadede, ekonomiye çok olumlu etkisi olur.