Bu oyunlara karnımız tok!

02 Aralık 2017, Cumartesi 05:00
AA
Ben komplo teorilerine pek itibar eden biri değilim. Uluslararası ilişkileri yorumlarken ortaya atılan çoğu senaryoyu da abartılı bulduğumu söyleyebilirim.

Ancak son zamanlarda öyle şeyler oluyor ki Türkiye’nin başına çorap örüldüğünü görmemek için fazla saf olmak gerekir.

Türkiye’nin derecelendirme kuruluşları yoluyla kredi notu düşürüldü, yatırımı düşünen işadamları engellendi, turistler korkutuldu, taahhüt edilen yardımlar kesildi, mücadele ettiği terör örgütlerine para ve silah temin edildi, şimdi açıktan başka bir savaş başlatıldı.

Amerika’da Reza Zarrab’ın sanık sandalyesine oturmasıyla başlayıp Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla davasına dönüşen yargılama süreci bambaşka bir çerçeveye gidiyor.

Zarrab, Türk devletinin bilgisi ve onayıyla İran’a yönelik ambargonun delindiğini ileri sürüyor. Başrol oynadığı sürecin nasıl geliştiğini detaylarıyla anlatıyor.

Kendisini kurtarabilmek için Amerikan yargısıyla işbirliği yapıyor ve bu sırada bir dizi kişiyi suçluyor.



Türkiye, İran konusunda Amerikan ambargosuna uymak zorunda olmadığı hâlde âdeta yargılanan ülke durumuna düşürüldü. Mahkemeye sunulan delillerin nasıl elde edildiği belli değil, birçoğunun yasadışı yöntemlerle ve FETÖ desteğiyle Amerika’ya ulaştırılmış olduğu anlaşılıyor.

Süreç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alma, Türkiye’yi itibarsızlaştırma noktasına doğru gidiyor... Nitekim CNN International dünkü haberini “Erdoğan İran’a yardım etti” başlığıyla verdi.

Daha önce de benzer çevreler DEAŞ ile en büyük mücadeleyi yürüten Türkiye için “Radikal teröristlere yardım eden ülke!” iftirasını atmıştı...

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Amerika’da süren davayla ilgili ilk değerlendirmesinde dünyanın Amerika’dan ibaret olmadığını söylemişti. Ben de böyle düşünüyorum.

Amerika müttefikimiz ama her konuda ABD ile ortak hareket etmek durumunda değiliz. İran, bölgemizin bir gerçeği, üstelik komşumuz.

Türk liderleri Amerika’nın değil, Türkiye’nin çıkarlarını korumakla yükümlü. Gerçekleşen ticari faaliyetlerden Amerika’nın zarara uğrayıp uğramaması Türk yetkililerin sorumluluğunda bir mesele değil.

Eğer Amerika’daki bazı çevreler bu yolla Türkiye’yi Libya, Mısır, Irak ve Suriye’de olduğu gibi dizayn edebileceklerini düşünüyorlarsa fena halde yanılıyorlar.

Türkiye ameliyat masasına yatırılabilecek ülke değildir.