Japonya bile bu hale geldiyse...

17 Mart 2011, Perşembe 05:00
AA

Nükleer santraller konusunda yıllardır yazdıklarımın gerçekleşmesine mi üzüleyim, yoksa çok sevdiğim Japonya’nın içine düştüğü hale mi? Şimdiye kadar 6 kez Japonya’ya gittim. Japonya Dışişleri Bakanlığı’nın davetlisi olarak 1997 yılında yaptığım ziyarette ise uzun bir süre orada kalma imkânı buldum. Hayranlık duyduğum bu ülkenin çalışkan, düzenli, yardımsever halkı tarihin en zor dönemlerinden birini yaşıyor. Benim gözümde Japonya gerçek bir süper güçtür ve pek çok açıdan Amerika ve Avrupa’dan ileridedir.

[[HAFTAYA]]

Dünyanın neresinde bir felaket olsa yardıma ilk Japonya koşar. 1999 Marmara depremi sonrasında da bize dost ellerini uzatmışlardı. 9.0 büyüklüğündeki bir deprem ve ardından yaşanan dev tsunami dalgaları herhangi bir ülkeyi bir daha yerinden kalkamayacak hale getirebilirdi. Dünyanın üçüncü büyük ekonomisi durumundaki Japonya ise bu yaraları makul bir sürede saracaktır. Bütçe fazlalarını ve inanılmaz boyuta ulaşan tasarruflarını ülkeyi yeniden inşa etmek için kullanacaklar; ancak nükleer felaketin etkileri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.

Tokyo’dan büyük kaçış

Zira başkent Tokyo’ya 220 kilometre uzaklıktaki Fukuşima Nükleer Santrali’ndeki sızıntının büyük boyutlara ulaşması nedeniyle Amerika bile yardım için gönderdiği savaş gemilerini geri çekti. Aralarında BMW’nin de bulunduğu dev şirketler, çalışanlarını Japonya dışına çıkarıyor. Alman havayolu kuruluşu Lufthansa, Tokyo uçuşlarını Osaka ve Nagoya şehirlerine kaydırdı. Dün Twitter’da da yazdım, uluslararası şirketler Japonya’daki tahliye operasyonları için ülkedeki bütün özel jetleri astronomik bedeller ödeyerek kiraladılar.

Örneğin Tokyo’dan Hong Kong’a özel bir jet kaldırmak için 160 bin, Sydney’e uçmak için ise 265 bin dolar ödemek gerekiyor! Bu arada, ilk kez Türk Dışişleri de Japonya konusunda bir seyahat uyarısı yayınladı. Uzun yıllar boyunca Japon Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’ye gidecek vatandaşlarını “terör ve trafik kazası gibi konularda” uyararak dikkatli olmalarını isterdi. Bu büyük felaket her şeyi ters yüz etti.

Efsane yara aldı

Arazide engel tanımayan muhteşem Toyota Land Cruiser’ları yapan, her biri elektronik devrimi niteliğindeki Sony ürünlerine imza atan, Mitsubishi klimalardan kusursuz Nissan otomobillerine kadar hayatımızı kolaylaştıran ürünleri kullanıma sunan zeki insanlar şimdi nükleerin çaresizliğini yaşıyor. Japonya monarşisi sessizdir, insanları çok mütevazıdır ve göz önünde olmayı sevmezler. Devletin işlerine pek karışmazlar. Japon İmparatoru Akihito dün televizyondan bir konuşma yaptı ve çok endişeli olduğunu ilk kez ilan etti.

Japon Hükümeti de çökme riski içine giren piyasaları rahatlatabilmek için ekonomiye bir günde yaklaşık 320 milyar dolar enjekte etti. Bu rakam Türkiye ekonomisinin aşağı yukarı yarısına denk geliyor. Nükleer facianın Japonya’yı derin bir durgunluğa itme ihtimali var. Bu felaketin ardından Almanya ve İsviçre nükleer santrallerle ilgili bütün karar alma süreçlerini dondurdu. Almanya, 7 santrali geçici olarak kapatma kararı aldı. Kim ne derse desin, toz kondurulmayan nükleer teknoloji büyük yara aldı.