Türkiye yüzünü Rusya'ya döndü

18 Mart 2011, Cuma 05:00
AA

Türkiye geçmişte husumet içinde bulunduğu ülkelerin neredeyse tamamıyla artık çok özel ilişkiler kuruyor. Atılan adımlar ekonomik, siyasi ve stratejik alanda Türkiye’ye büyük güç katıyor. Bundan 10 yıl öncesine kadar adeta savaşın eşiğine geldiğimiz Suriye, bugün en iyi ilişkiler kurduğumuz ülkelerden biri haline geldi.

[[HAFTAYA]]

İran ve Irak’ın yanı sıra Kafkaslar ve Balkanlar’da da Türkiye daha fazla saygı duyulan ve olası anlaşmazlıklarda mutlaka hakemlik yapması istenen bir ülke. Rusya-Türkiye yakınlaşması ise bütün bu coğrafyanın kaderini etkileyebilecek kadar önemli bir süreç. Birkaç yıl önce Türkiye ile Rusya arasında vizelerin kaldırılabileceğini söyleseler kimse inanmazdı. 17 Nisan tarihinden itibaren 30 günü aşmayacak seyahatler için Rusya’ya vize almadan gidebileceğiz. Aynı şey Rus vatandaşları için de geçerli.

Bu karar, iki ülkenin birbirlerine duydukları güveni gösteriyor. Yakın geçmişe kadar Moskova, kimi terörist grupların Türkiye üzerinden Rusya’ya sızabildikleri gerekçesiyle vizelerin kaldırılmasına sıcak bakmıyordu. Türkiye’nin ilk nükleer santralinin yapımı konusunda Amerika, Fransa, Güney Kore ve Japonya’yı değil de Rusya’yı tercih etmiş olmasının da vize kararında etkili olduğunu düşünüyorum.

Bugün Türkiye ile Rusya arasındaki dış ticaret hacmi yaklaşık 38 milyar dolar seviyesinde. 2015 yılı hedefi ise 100 milyar dolar. Şimdilik Türkiye’nin Rusya’ya ihracatı 6-7 milyar dolar ile sınırlı kalıyor. Ancak sayıları 4 milyonu bulan Rus turistlerin Türkiye’ye getirdikleri döviz de hesaba katılırsa, bu açık, bir oranda dengeleniyor.

Erdoğan’ın katkısı büyük

Moskova ile Ankara arasındaki bu hızlı yakınlaşma sürecinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın çok büyük katkısı var. Erdoğan bugüne kadar Rusya Başbakanı Vladimir Putin ve Devlet Başkanı Dimitri Medvedev ile onlarca kez bir araya geldi. Yanılmıyorsam Erdoğan’ın Barack Obama ve Beşar Esad ile birlikte dünyada en sık temas kurduğu iki lider, Putin ve Medvedev. Özellikle vizelerin kaldırılması konusunda Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun önemli etkisi oldu:

Bakan, sürecin siyasi ve teknik tarafını başarıyla yönetti. Batı dünyası, Türkiye ile Rusya arasındaki işbirliğini dikkatle izliyor. Çok yakında The Economist, Time gibi dünya dergilerinde bu konuyu işleyen yazılar çıkacağına eminim. Hatta Rus-Türk yakınlaşmasını kapağa taşıyabilirler. Avrupa Birliği genelinde hâkim olan “Türkiye karşıtı hava” nedeniyle Ankara, yüzünü Moskova’ya dönüyor. Eğer Avrupa, bu konuda “köklü bir tutum değişikliği”ne gitmezse Türkiye ve Rusya, enerjiden askeri konulara kadar bir dizi alanda herkesi şaşırtan adımlar atabilir.