CHP'den hem şikayet ediliyor hem de haksızlık yapılıyor...

15 Mart 2011, Salı 05:00
AA

Medya CHP’ye çok kötülük ediyor. Hepimiz bu ülke demokrasisinin işlemesi açısından, temel sorunun AK Parti değil, doğru dürüst görevini yapmayan bir muhalefet olduğunu yazıp çiziyoruz. Sonra da dönüp ters ters Kemal Kılıçdaroğlu’na bakıp partiyi neden evirip çeviremediğini sorguluyoruz. Konuşmaların sonu da hep aynı cümleyle bitiyor: “Yok kardeşim olmuyor...”

[[HAFTAYA]]

Deniz Baykal’ın demir yumruğunu vurup, muhalifleri yerlerine oturttuğu günlere bakıp, Kemal Kılıçdaroğlu’nun farklı yaklaşımıyla karşılaştırıyoruz. Hani Baykal’dan çok sıkılmıştık? Liderliği bırakınca CHP’nin müthiş bir rüzgar yakalayacağını ve uçacağını söylüyorduk... Baykal kenara çekildi, Kılıçdaroğlu heyecanla tepelere taşındı. Beğenirsiniz beğenmezsiniz, yeterli bulur veya bulmazsınız ancak yeni liderin yaptıklarına da biraz kulak vermek gerekmez mi?

Bu ilgisizliğin en son örneği, geçen hafta sonu seçim startını verdiği Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı sonrasında yaşandı. Aylardır abuk sabuk iç tartışma ve komplolarla zaman harcamış ve nihayet gerçek işlevine dönmüş olan ana muhalefet partisinin bu toplantısını ertesi gün gazetelerde veya TV’lerde izleyebildiniz mi? Hayır... Zamanın en muhalif gazetelerinde dahi, iç sayfalara iliştirilmiş, rutin haberler arasına itilmişti.

Belki Kılıçdaroğlu çok heyecan vermemiş, katılımcılar seçim rüzgarları estirememişlerdi ancak askerlik konuları başta olmak üzere, CHP açısından devrim niteliğinde konular ortaya atıldı. Ne bir tartışan var, ne de katkıda bulunan... Hem muhalefetsizlikten şikayet et hem de ilgi gösterme... İster CHP yanlısı, ister karşıtı olun, muhalefetin görüşlerini yayabilmesi hepimiz için önemli. Demokrasimizi sadece AK Parti’yi eleştirerek, yerden yere vurarak yaşatamayız. Bizlerin de kendi görevlerini yerine getirmesi gerekiyor. Türk usulü, yarı cahil bilgiçliği bir yana bırakalım ve gerçek çıkarlarımıza sahip çıkalım.

Aman bu yürüyüşü hafife almayın...

Çok üzüldüm. Katılamadığımdan dolayı çok hayıflandım. Toparlanabilsem pazar günkü gazeteciler yürüyüşünün en önünde olurdum. Binlerce gazeteci ve onları destekleyenler bir ilke imza attılar. Olayı böylesine önemsiyorum. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin son dönemlerine baktığınızda, böyle bir yürüyüşe rastlayamazsınız. Ya laikçiler yürür şeriata dikkat çekerler ya da dinci kesim sokaklara düşerdi. Kendi dünya görüşlerinin tehlikeye düştüğüne dikkat çekerlerdi. Kürt gazetecilerin sesleri dahi duyurulmazdı. Türk gazetecisi garip bir mahluktur.

Her birimiz ego anıtı gibiyizdir. Sadece kendimizi düşünürüz. Meslek dayanışması, ilkelere sahip çıkmak gibi bir dürtümüz olmamıştır. Solcu kendi çıkarına bakar... Sağcı kendi çıkarına... Bu defaki çok farklı bir yürüyüş oldu. Kimse kendi cenahının özel derdinin peşinde koşmadı. Mesleklerini koruyup kollamak için sokağa indiler.

Dikkat ettim kimsenin kendini gösterme, ekranda görünme çabası da yoktu. İşte bundan dolayı, uluslararası medyada geniş yer buldu. Ne yazık ki, Türkiye’nin pırıl pırıl parlayan demokrasiözgürlükler yıldızı kararmaya, sorgulanmaya başlandı. Bu ülkede bir algılama var. O da, iktidara ters düşenlerin cezalandırıldığı algılaması. İktidar istediği kadar yalanlasın algılama giderek yaygınlaşıyor. İşte iktidar bu durumu mutlaka ciddiye almalıdır. En büyük hata, haklı veya haksız korkuları gidermek yerine olayı siyasetin bir oyunu gibi görmek olur. Türkiye’ye korkular cumhuriyeti imajı vermeye kimsenin hakkı yoktur.

KİTAP KÖŞESİ

‘Zindana Tıkılan İktidar’

Gazeteci ve siyasetçi Mithat Perin’in hayatını anlatan “Zindana Tıkılan İktidar”, Doğan Kitap’tan çıktı. Mithat Perin yakın tarihimiz için son derece önemli bir isim. Hem gazeteciliği hem de Demokrat Parti milletvekilliği ile çok konuşulmuş biri. Bu kitapta Perin’in gazetecilikten milletvekilliğine oradan da hapise uzanan hayat hikayesi anlatılıyor. 27 Mayıs darbesi ile Yassıada’da yargılanan Perin’in hayatını anlatan bu kitabı oğlu Selçuk Perin derlemiş. “Zindana Tıkılan İktidar” hem biyografik hem de yakın tarihimiz açısından çok önemli bir dönemi anlatıyor. (Doğan Kitap: 0212 373 77 00)