Cennete yolculuk kadınla mümkün

06 Mart 2011, Pazar 05:00
AA

Sahip olma, elde etme gibi kavramlar erkeğe, ait olma ve teslim olma gibi kavramlar ise genelde kadına özgü olarak bilinir. Erkek de kadın da bunu kabullenmiştir. Bir kadının ağzından “Sadece sana aitim” sözünü duymak erkeğin ruhunu okşar. Haydi, itiraf edeyim ruhtan çok egosunu okşar. Peki erkekler neden bu sözü söylemekte zorlanır? Neden bir kadına ait olmaktan kaçınır? Neden bunu itiraf edemez? 

[[HAFTAYA]]

***

Ait olma duygusu sadece kadına özgü değildir, bu yanlış anlamayı bir düzeltelim. Sonra da şöyle arkamıza yaslanıp bir düşünelim... Eğer kendimize ve başkalarına karşı dürüstsek, eğer aşkı, sevmeyi biliyorsak, eğer yürüyenin, uçanın, kaçanın, göçenin peşinden koşmuyorsak, daldan dala zıplayıp gönülden gönüle konmuyorsak bir kadına ait olmanın ne gibi bir zararı olabilir ki?

***

Erkeğin, yüreğiyle, beyniyle, ruhuyla, bedeniyle, yani her şeyiyle kendisini bir kadına ait hissetmesiyle elde edeceği lüksü bir düşünün. Kadının hiçbir ayrıntıyı atlamayan düşünce yapısı içine girdiğinizi bir düşünün. Sizin için artık karada ölüm yok demektir. Bir kadına, sadece ona ait olduğunuzu hissettirirseniz eğer sonsuz huzurun ve mutluluğun kapısını da aralamışsınız demektir. Kadının fedakâr yapısı kendisine ait bir erkek bulduğu zaman doruk noktaya ulaşır. Sizin için yapmayacağı şey yoktur artık. Elbette erkek de bir kez bunu hissettirip sonra bir köşeye çekilmeyecektir. Bu, süreklilik arzeden bir şey. Sanmayın ki, kadına ait olduğunuzu hissettirdikten sonra durum hep aynı kalacak. Bunu her gün yeniden kanıtlamanız, göstermeniz gerekiyor. Çünkü kadının içine şüphe kurdu bir kez girdi mi, onu dışarı çıkarmak neredeyse imkansızdır. 

***

Bir kadına ait olan erkek kadınsılaşmaz. Bu konuda kimse endişe duymasın. Varsın, ‘kılıbık’ gibi, ‘hanımköylü’ gibi modası geçmiş, çirkin yakıştırmalar yapılsın. Erkek kendinden eminse, bu sözler vız gelecek ve tırıs tırıs gidecektir. Bir kadınla yetinemediğini iddia eden erkeklere de sözüm var. Bir onunla, bir bununla geçirilen ömür, ömür değil. Hayatınızda onlarca kişi varken aslında sürekli yalnız olduğunuzu fark etmiyor musunuz? En son ne zaman görülme korkusu olmadan bir kadınla el ele sokakta yürüdünüz? En son ne zaman gönül huzuruyla yediniz yemeğinizi? Ne zaman kalbiniz deli gibi çarpmadan yanıtladınız telefonları? Çok kadınla birlikte olmayı tercih eden erkekler, hiç kadınsız yaşamayı göze almış demektir. Oysa bir kadına ait olarak yaşamayı tercih eden erkekler dünyadaki cenneti bulmuş demektir. Şimdi soruyorum, kim cehenneme gitmek ister ki? 

***

Not: Tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü içtenlikle kutluyorum. Namus diye, töre diye, ya da hiç sebepsiz kocaları, abileri, babaları, sevgilileri tarafından öldürülen tüm kadınları rahmetle anıyorum. Ve hatırlatıyorum: Son 7 ayda 250 kadın öldürüldü. Kadın cinayetleri 8 yılda yüzde 1400 arttı. Nerede bu devlet???