Amerikalı gazeteciler en çok neye gülüyor?

27 Kasım 2013, Çarşamba 05:00
AA

Bundan 2.5 yıl önce dönemin İçişleri Bakanı “Türkiye’de basın Amerika’dan da özgür” demişti. Çok kısa süre sonra Türkiye’de demir parmaklık arkasındaki gazeteci sayısı 100’ün üzerine çıkmıştı. Bugün rakam 60 seviyesinde ve bir başka Bakan çıkıp “Türkiye’de medya en özgür dönemini yaşıyor” diyebiliyor.

İşte bir gözlem fırsatı; bir kaç gündür Gazetecileri Koruma Örgütü’nün (CPJ) verdiği Uluslararası Basın Özgürlüğü ödülünü almak için Amerika’dayım. Washington ve New York’ta birçok kesimle görüşmeye katıldım.

Basın özgürlüğü konusunda Türkiye ile Amerika arasındaki farkı da konuştum. Amerikalı gazeteciler de Obama yönetiminin bazı uygulamalarından şikayetçiymiş. Gazetecileri Koruma Komitesi tarihinde ilk kez Beyaz Saray’ı eleştiren bir rapor yazmış. Ama temel fark şu, burada eleştiriye tahammül üst seviyede. Hiçbir gazeteci mesleğini yaparken “terörist” suçlamasıyla karşılaşmıyor ve tutuklanma kaygısı yaşamyor.

“Obama yönetimi ve basın” başlıklı rapor şu cümleye başlıyor:

“Başkan Obama açık yönetim sözü verdi ama bu sözünü tutumadı. Obama yönetimindeki yetkililer gitgide artan şekilde basınla konuşmaya korkuyor.

‘Bilgi sızdıranlara baskı’

Beyaz Saray rutin bilgileri kısıtlıyor ve hükümetin denetlenmesini engelliyor. Gizli bilgileri sızdıranlara karşı sert yargısal işlemler ve geniş çaplı elektronik izleme, hükümet kaynaklarının basınla konuşmasını engelliyor. Hükümet gizli bilgileri sızdıranları incelemeye alıyor telefon ve e-mail kayıtlarında inceleme yapıyor. 8 görevli hakkında soruşturma yürütülüyor.” Obama yönetiminin bu tutumunun nedeni olarak CIA’in sözleşmeli elemanı Edward Snowden’ın ABD’nin dünya üzerinde devlet adamları dahil istihbarat amacıyla geniş çaplı bir dinleme yaptığına dair belgeleri sızdırması yatıyor.

‘Bilgi almak bir özgürlük’

Kısacası Amerika’da bir “basın özgürlüğü” tartışması var. Gazeteciler, Beyaz Saray’dan açık bir şekilde bilgi almak istiyorlar. Bu anlamda “basın özgürlüğü” tartışması yapıyorlar. Beyaz Saray da bu eleştiriler nedeniyle gazetecileri suçlamıyor. Peki Türkiye’deki sorun ne? Türkiye’de işsizlik ve hapisteki gazeteciler, otosansür “basın özgürlüğü” sorunun boyutunu gösteriyor. Türkiye’de ayrıca “düşünce özgürlüğü” ve “ifade özgürlüğü” sorunu var. Komşunuz muhbiriniz olabilir, twitter’da yazdığınız bir kaç kelime bile sizi hapse götürebilir. Sadece gazetecilerin değil öğrencinin, memurun, işçinin, emeklinin, muhalefetin susması isteniyor. Yalnızca iktidar ve ona yakın basın konuşsun yeter (!) Bunları konuşunca Amerikalı bir gazeteci şu tavsiyede bulundu; “Türkiye’de basın buradan daha özgür” derse gülün geçin.