Bu yıl 24 Temmuz...

21 Temmuz 2017, Cuma 05:00
AA
Bu yıl 24 Temmuz gerçek gazeteciler için ayrı bir önem taşıyor. 24 Temmuz basında sansürün kaldırılmasının yıldönümü, her yıl “24 Temmuz Basın Bayramı” olarak kutlanır. Ama bu yıl 24 Temmuz Pazartesi günü aynı zamanda Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarının aylar sonra mahkeme karşısına çıkacağı tarih. Aylardır tutuklu bulunan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, yazar Kadri Gürsel, Güray Öz, karikatürist Musa Kart, Cumhuriyet Kitap yönetmeni Turhan Günay, muhabir Ahmet Şık, Cumhuriyet Vakfı Başkanı Akın Atalay, Bülent Utku, Önder Çelik, Hakan Kara, M.Kemal Güngör ve Emre İper 24 Temmuz günü mahkemeye çıkıp ilk savunmalarını yapacaklar.

Haberler tek delil

Aylardır tartışıyoruz; Cumhuriyet Gazetesi çalışanlarının herhangi bir terör örgütüyle ilgisi yoktur, olmamıştır. Yayın politikasını beğenmeyebilir, eleştirebilirsiniz. Ancak herhangi bir terör örgütünden talimat alarak bunu yaptıklarına dair tek bir delil yoktur. Suçlamaya konu olan şey yazıları ve manşetleridir. Örneğin Kadri Gürsel’in bir köşe yazısının son paragrafı ya da Bylock kullanıcısı olan kişilerle irtibatı suçlama konusu yapılmıştır.

Meslek hayatı boyunca FETÖ’nün hukuksuzluklarını deşifre etmiş Kadri Gürsel, görüştüğü kişinin telefonunda Bylock olduğunu nereden bilecek? Eğer bu suçlamaya yeterliyse iktidara yakın birçok gazetecinin tutuklanması lazım. FETÖ’nün zulmüne en zor günlerde beraber direndiğimiz Murat Sabuncu ise birkaç tweet ve yönettiği gazetedeki haberlerle suçlanıyor. Ahmet Şık’ın suçlandığı konulardan birisi de daha önce hakkında takipsizlik kararı verilen bir haberi.

Sevgili Musa Kart abimiz ise ne bir yazı ne de ustası olduğu karikatürden değil Cumhuriyet Vakfı yöneticisi olduğu için aylardır tutuklu. Tıpkı Önder Çelik, Bülent Utku, Turhan Günay, M.Kemal Güngör gibi. Vakıf Başkanı Akın Atalay ise tutuklama kararı çıktığında Silivri’de tutuklu arkadaşlarını yalnız bırakmamak için yurtdışından gelen cesur bir avukat.

Tahliye beklentisi

Gazeteci arkadaşlarımız yargılanmaktan kaçmıyorlar. Kaçma şüphesi yoksa, deliller toplanmışsa, iddianame çıkıp savunma yapıyorlarsa mahkemenin kararının tahliye olması gerekmez mi? Anayasa referandumunda yargı için “bağımsız” ifadesinin yanına “tarafsız” kelimesi eklendi. İşte hem bağımsız hem tarafsız yargımızdan gazetecilerin tahliyesini bekliyoruz. Böylece 24 Temmuz gazeteciler için gerçekten bayrama dönüşsün.