Katil konuştu

10 Aralık 2014, Çarşamba 05:00
AA

Neredeyse 8 yıldır süren tiyatro nihayet bitiyor. Polisinden askerine, MİT’çisine kadar istihbaratçıların yalanlarıyla kirlettiği Hrant Dink cinayeti dosyasında nihayet gerçekler konuşulmaya başlanıyor. MİT ve Trabzon Jandarması’nın yanında polisin de ağır ihmal ve kusuru, hatta kastının olduğunu 2009 yılından beri söylüyordum. Bunun için haber, yazı, kitaplar yazdım, hapis yattım.

Ama hep dediğim gibi “Gerçekler yok edilemedi, hapsedilemedi.” Basında cemaatçi olduğu yazılan Savcı Muammer Akkaş’ın, cemaatçi polisleri de sorgulamamak için sümen altı ettiği Hrant Dink dosyasını yeniden açan Savcı Yusuf Hakkı Doğan, her geçen gün yeni bilgilere ulaşıyor. Cinayette adı geçen tüm kamu görevlilerinin ifadesini alıyor. Bu arada Hrant Dink’in katili Ogün Samast’ı da tanık olarak konuşturmayı başardı. Ogün Samast tam 8 yıl sonra bakın neler anlatıyor:

‘Dink’i sen öldüreceksin’ “…

İlköğretim Okulunda okurken Yasin Hayal okulun önünde simit satıyordu. Bizim mahallenin ağabeyiydi. Hayal’den önce de benim bir dünya görüşüm yoktu. 2006 yaz mevsiminde Hayal bir gün internet kafede bana Agos Gazetesi yazarı Hrant Dink’ten, bu kişinin Ermeni olduğundan bahsetti. Türk düşmanı olduğu, hakaretlerde bulunduğu gibi birçok şey söyledi. Adeta beni işledi. Yasin “Hrant Dink’in ölmesi gerekiyor, bu işi sen yapar mısın?” diye sordu. Ben de ‘Yaparım’ dedim. Olay organize edildiği sırada Erhan (Trabzon Polisi İstihbarat elmanı Erhan Tuncel) ile Yasin bu işi konuşuyordu.

Erhan’ın Ramazan Akyürek ve Fuat Müdür hakkında konuştuğunu duyunca durdum, dinledim. Yasin dedi ki ‘O zaman sırtımız sağlam’. Evden çıkınca Yasin’e sordum; ‘Ben Ramazan Akyürek’i tanıyorum, ismen de tanıyorum. Trabzon’da müdürlük yaptı biliyorum. Ama Fuat Müdür kim?’ dedim. Yasin de bana ‘Erhan’ın tanıdıkları, biz bu işi öteki çocuğa yaptıracaktık. O çocuk vazgeçti, Erhan onlardan referans almış. Ramazan Müdür hatta İstanbul Emniyet amiri bile biliyor. Arkamızda hepsi. Düşün iş büyük, kahraman olacaksın. Cayarsan fena olur, yakarım seni’ dedi. Daha önce dediğim gibi tekrar ‘Peki’ dedim.

Büyük fırtına kopacak


Yasin’e ‘Olay nasıl olacak?’ dedim. Yasin de bana ‘Direkt olarak vuracaksın, bu şekilde imzamız olacak.’ Ayrıca bana bayrak verdi. ‘Otobüsle Trabzon’a dönerken Samsun’dan seni alacaklar’ dedi. ‘Eğer burada alınırsan Ramazan Müdür açığa çıkar’ dedi. Ben İstanbul’a gerçekten tek başıma geldim. Otogardan dayımın evine gittim. Olay günü Şişli’ye gittim ve adresi sordum. Bir internet kafe aradım.

O sırada Halaskargazi Caddesi ve sanırsam sonradan öğrendiğim Şafak Sokak’ta iki şahsın beni arkadan takip ettiklerini gördüm. Bunun üzerine oradaki ankesörlü telefondan Yasin Hayal’in telefonunu aradım. ‘Ağabey beni takip edenler var. Polis var sanki arkamda’ dedim. Yasin de kendinden emin bir şekilde bana ‘Olabilir, onlar zaten bizden’ dedi.” Bu anlattıkları dosyadaki bilgilerler ve delillerle örtüşüyor. Eğer doğruyu anlatıyorsa, büyük fırtına kopacak demektir. Şimdiden görünüyor.