Rakamlar yalan söylemez

12 Aralık 2012, Çarşamba 05:00
AA

Bir otoriter yönetim gazetecileri tutuklamayı kafasına koymuşsa gerekçesini de buluyor. Gazeteciler İran’da ‘başkana hakaret, casusluk, ulusal güvenliğe aykırı davranmaktan’ tutuklanıyor.

Azerbaycan’da ‘serserilik, uyuşturucu bulundurmak, şantaj’ gerekçesiyle hapsediliyor. Suriye’de ‘teröristlik ve casusluk’ iddiasıyla zindana atılıyor. Özbekistan ve Suudi Arabistan’da “Dine hakaret etti” diye yargılanıyor.

Türkiye’de de terör örgütü üyeliği suçlamasıyla hapiste çürütülüyor. Bu tespitler merkezi New York’ta bulunan Gazetecileri Koruma Komitesi’nin (CPJ) yıllık “Hapishane Sayımı Raporu’nda yer alıyor.

Rapora göre; Türkiye en çok gazeteci tutuklayan ülkeler listesinde birinci. Türkiye’de şu anda 49 gazeteci cezaevlerinde tutuluyor. İran’da ise 45, Çin’de 32, Eritre’de 28 gazeteci hapishanede. İç savaş yaşanan Suriye’de bile hapisteki gazeteci sayısı 15. Vietnam’da 14, Azerbaycan’da 9, Etiyopya’da 6, Özbekistan’da 4, Suudi Arabistan’da 4 gazeteci tutuklu. Yemen, Tayland, Kırgızistan, Irak, Küba, Burundi, Burkina Faso, Bahreyn, Gambia ve Somali’de ise yalnızca bir gazeteci cezaevinde.

“Muhalifleri susturuyorlar”

Hapishanedeki gazetecilerin sayısı geçen yıla göre 53 kişi arttı. Şu anda dünya üzerinde 232 gazeteci mesleki faaliyetleri nedeniyle cezaevlerinde tutuluyor. Bu bir rekor! Raporda bu rekorun ortaya çıkmasında Türkiye, İran ve Çin'de çok sayıda gazetecinin hapsedilmesinin katkısı olduğuna özellikle vurgu yapılıyor. Rapor şu çok önemli tespiti yapıyor:

“Dünyanın gazeteci hapseden ülkeleri arasında en kötüleri olan bu üçünde de (Türkiye, İran, Çin) devlet karşıtı cürümlere dair muğlak yasalar muhalif görüşleri susturmak için kullanılıyor.”

Rapora göre; çok geniş yorumlanan Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Kanunu nedeniyle yasadışı gruplara dair haber ve hassas konularda inceleme yapmak doğrudan terörizm veya devlet karşıtı aktivite kapsamına giriyor. Bu raporun en çarpıcı yönü ise Türkiye’de İran ve Çin’den Somali’den, Eritre’den fazla gazetecinin tutuklanmış olmasıdır.

Şimdi bir an için elimizi vicdanımıza koyalım ve kendi kendimize soralım; Türkiye’de demokrasi Somali’den, İran’dan, Irak’tan, Yemen’den, Suudi Arabistan’dan, Kongo’dan, Bayhreyn’den kötü mü? Peki Çin, İran ve Suriye demokratik standartlarda Türkiye’den ileride mi? Bu sorulara yutkunmadan “Evet” yanıtını vermek mümkün mü? Ama bu rakamlar, siyasetçilerin “Türkiye’de ileri demokrasi standartları uygulanıyor” sözlerinin boş bir böbürlenme olduğunu ortaya koyarken demokrasiden de ne kadar geri olduğumuzu anlatıyor. Çünkü rakamlar yalan söylemez.