Sahtekarlarla tamahkarlar

09 Mart 2018, Cuma 05:00
AA
Ben “Diyanet Uyuyor mu?” diye bir yazı yazdım, İslamiyeti öğrenmek için dini kullanan sahtekarlar yerine Diyanet’in devreye girmesini istedim. Yazımda, “Elimi öpen cennete giriyor” diyen sahtekarlarla, “yanmayan kefen” ya da “Hazreti Muhammed’in terliği” üzerinden dini öğretmeye kalkanları eleştirmiştim.

Diyanet o gün bana cevap vermedi ama Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, dün "Pek çok insanın din konusunda konuştuğu bir ortamda daha fazla şeyler yapmamızı milletimiz bizden bekliyor. Bu konuda İlahiyat Fakülteleri ile ortak çalışmalar yaptık, şimdi bu çalışmalarımızı daha da artırmaya devam edeceğiz." diyerek önemli bir adım attı. Umarım devamı gelir. Yoksa Türkiye’de İslamiyet, medyada egemen olan şarlatanların elinde kalacak.

Diyanet’in bana cevap vermesi önemli değil, adım atması bile yeterli. Ama cevap veren birisi oldu. Cübbeli Ahmet, o yazımı beğenmemiş; benim FETÖ konusunda yazmamı, din adına konuşmamamı söylüyor. Cübbeli’nin FETÖ konusundaki sicili de pek parlak değil ama şimdi o konuya girmeye gerek yok.

Devremülk fetvası

O zaman ben sizi 2013 yılına götüreyim. Jet Fadıl’ı tanırsınız, aynı kişiyi üç kez üst üste dolandırabilme yeteneğine sahip bir girişimci!.. En son vukuatı İstanbul’da temeli 2009’da atılan ama bitiremediği Caprice Gold Sarayı.

Bu nedenle hapse girdi çıktı. 2013 yılında bu projeyi dindar kesime pazarlamak için başına sarık taktı, Cübbeli Ahmet’i yanına alıp basın toplantısı düzenledi. Cübbeli Ahmet o toplantıda bu proje için fetva verdiğini şöyle açıklamıştı: “Buradan yer satın almak caiz midir? Ben size fetva veriyorum, caizdir. Önceden kira almanız da helaldir. En son İsmailağa Fıkıh Heyeti ile de görüşerek, her dört mezhebe uygun hale getirdik. Ben sana al, alma demiyorum. Emlakçılık yapmıyorum. Fetva soruyorsan, hocalık yapıyorum. Caizdir diyorum sana ben. Buradan ne beklentim var? ‘ İslam Alemi’nin alimlerinin tümünü çağırabileceğim, yatırabileceğim, yedirip içirebileceğim bir yerim olacak. Böyle bir Sarayımız olacak inşallah.” dedi.

Sonra da proje batınca şunu söyledi; "Fadıl Bey'in otelinden yer alın demedim sadece fetva soranlara caiz dedim, ben de dolandırıldım, benim de iki dairem gitti.” O projeyi ve bu ikiliyi çok iyi tanıyan birisi, bana, şunu söyledi; “Caprice Gold Sarayı projesi sahtekarlarla, tamahkarları (açgözlüleri) bir araya getirdi. Sahtekarlar, dini para için kullananlar, tamahkarlar da rant için parasını yatıranlar. O iki daireyi hangi parayla almış, fetvasındaki gibi bitmemiş devremülklerinden kaç lira peşin kira almış, Sonra da daireleri ne yapmış?” diye sordu. Soru ortada Cübbeli’den bir vaaz da bunun için bekliyorum.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.