Kendine güvenli ve coşkulu

10 Temmuz 2017, Pazartesi 05:00
AA
Büyükada iskele meydanı tıka basa dolu. Diğer adalardan gelen motor bekleniyor. Umulandan çok insan bindiği için Büyükadalılar sonraki sefere kalıyor. Ada uzun zamandır böyle kalabalık görmedi. CHP’li, HDP’li, partili, partisiz, sıradan yurttaşlar Adalet Mitingi için bir arada.

Kılıçdaroğlu “16 Nisan referandumundan sonra ne olacak?”sorusunun cevabını bekleyenlere, siyasi yaşamının en anlamlı, en etkili gösterisiyle yanıt verdi.

17 Nisan sabahı “Seçmen AK Parti’ye sarı kart gösterdi” diye yazmıştım. Şimdi hedef 2019...

Bu düşüncelerimi paylaştığım ve ellerinde yalnızca “Adalet” bayrağı taşıyan göstericiler, “Türkiye’yi bu şekilde 2019’a kadar idare etmek mümkün değil” cevabını veriyorlar.

Kılıçdaroğlu’nun alana gelmesini beklerken katılımcılarla sohbet ediyoruz: “Bandırma’dan 13 otobüs geldik. Erdek, Gönen, Manyas ayrı geldi.” Ankara’dan gelen de var, İzmir’den gelen de. Bu meydana 7 Haziran seçimlerinden önce dönemin başbakanı Davutoğlu’nun mitingine gelmiştim. Çok kalabalıktı.

“Adalet” mitingi daha kalabalık, ilginç ve coşkulu.

En barışçı yürüyüş

Mitinge katılanların ruh halinde geçmişe kıyasla belirgin bir farklılık gözleniyor.

“Nedir bu farklılık?” diye sorarsanız, “kendine güven” diyebilirim. Yanımdaki gösterici ilginç bir şekilde araya girdi: “Belki şu karşındaki geçmişte AKP’ye oy vermiş olabilir. Artık huzur istiyoruz. Huzurumuz kaçtı. Değişiklik gerek.” Kılıçdaroğlu, “Dünyanın en barışçı yürüyüşünü yaptık” diyerek sözlerine başladı.

Dün farklı bir hava vardı. Muhalefet kendini haklı hissetmenin güven ve umudu içindeydi. 16 Nisan’da başlayan ve AK Parti’yi şaşırtan bir rüzgar esiyor. Eski AK Partili bakan Ömer Dinçer’in deyimiyle roller değişiyor belki de.

Alana giremeyen bir mitingci durumu şöyle özetledi: “55 yaşındayım böyle bir şey görmedim. Bu bambaşka bir şey. Bu kadar canlı ve istekli bir kitle. Hepimize umut aşıladı.”