‘Metal kahramanlar’ ve ‘metal yorgunlar’

15 Ağustos 2017, Salı 05:00
AA
Ardan Zentürk, Stardaki köşesinde, AK Parti'nin içindeki artan gerilim potansiyeline işaret ediyor. Tayyip Erdoğan'ın, teşkilatları baştan aşağıya değiştirmesi fikrini öne süren Zentürk, şu gerekçeleri temel alıyor:

"İktidarın teşkilata ve yerel yönetimlere kazandırdığı lobileşme, “değişim” fikrine direnecek, Erdoğan hiç beklemediği siyasi çıkışlarla da karşılaşacaktır.(…) O(Erdoğan) da biliyor, kendi çıkarını partisinin üzerinde görenlerin, günü geldiğinde şeytani planlarla karşısına çıkabileceğini, bu süreçte partisini yıpratabilecek tüm unsurların harekete geçebileceğini... (…)

Millet, TSK’nın tuğgenerallerinin yüzde 78’ine bulaşmış FETÖ’nün siyasetin bütün kademelerine bulaşmış olduğuna ve siyasetin şu ana kadar, (sözüm bütün partilere)bu konuda gerekli refleksi göstermediğine inanıyor."

Zentürk, bir tasfiye planı değerlendirmesi yapıyor, bu beklentisini Erdoğan'a çok yakın bir yöneticiye dayandırdığını aktarıyor.

Teşkilat yıprandı

“İçeriden” de sık sık tespit edildiği üzere; AK Parti, teşkilatlarında, ciddi bir yorgunluk sorunu var. Bu yorgunluk ve duraganlık, seçmen kitlesinin desteğinin azalmasına neden oluyor. AK Parti'nin, kendi yaptırdığı ve “alarm zilleri çaldıran” içerikte anketlerden söz ediliyor.

Bu tablonun iktidar partisi sözcülerini telaşlandırdığını, bu nedenle daha polemikçi ve sert bir üsluba yöneldiklerini söylemek mümkün. Ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu'na yönelik ifadelerin, aşırı kutuplaştırıcı bir dile dönüştüğünü görebiliyoruz.

Dışarı içeriye yansıyor

Bu olgular, kaçınılmaz olarak, parti içinde de kutuplaştırıcı etkiler yapıyor. Merkeze yakın kalemler; parti içindeki, farklı duruşu olan, bazı uygulamalara itiraz eden kişi ve çevreleri, hedef tahtasına koyuyor. Bir süredir, kalemlerin sivriltildiğine ve asıl hedefin giderek parti içine yöneldiğine tanık oluyoruz.

Bir grup, diğer bir grubu, yorulmakla, kibirlenmekle, ayrışmakla eleştirip, “tasfiye edilmeleri gerektiğini” söylerken; başka bir grup da, “gidişattan memnun olmadığını, daha sakin ve uzlaşmacı bir yol izlenmesi gerektiğini” dile getiriyor. Göründüğü kadarıyla, sağduyu ve ortak akıl aranıyor, ama bulunamıyor. Bu nedenle merkezdeki "metal kahramanlar"ın dilinden metal yorgunluğu düşmüyor.

Erdoğan, iç temizlik harekatı sırasında,"değişim" fikrini temel alan bir dil kullanmaktan yana…

Ancak, “eski değişim günleri”nin geride kaldığı da, bir gerçek…

AK Parti, önümüzdeki dönemde, "Neyi hedeflemiştik? Nereye geldik?" gibi noktaları, daha ciddiyetle sorgulamaya başlayabilecek mi?

Göreceğiz.