Bardağı taşıran...

05 Mart 2011, Cumartesi 05:00
AA

Balbay’la Özkan’ın tecrit’i...
Odatv operasyonu.
Derken Nedim Şener, Ahmet Şık
gibi yıldız gazetecilere gözaltı...
Bütün bunlar arka arkaya gelince,
Basın Özgürlüğü’yle ilgili endişeler,
yaygınlaşıverdi. Hatta, yurtdışına taştı.
Bir dava bu kadar uzadığı için mi
cephe bu kadar genişletiliyor, yoksa
cephe bu kadar genişletildiği için mi
dava uzuyor, orası belli değil.
Ama nereden bakarsanız bakın,
manzara çirkin... Dava ne kadar
sulandırılırsa, gerçek suçlular kârlı
çıkacaktır çünkü onlar suçsuz ve
temiz insanlar
’ın arkasına saklanacaktır.
[[HAFTAYA]]
Bütün fatura hükümete.
- Efendim, yargıya karışamayız.
Evet. Karışmazsınız ama derdinizi de
kimseye anlatamazsınız.
Yâni, muhalefet istese, büyük plan
ve program yapıp bilgisayara yüklese,
vallahi hükümeti bu kadar zor duruma
sokamazdı... Zannedersiniz ki, birileri,
muhalefet adına işlem yapıyor. Sanki
kasten kusur işliyor. Öyle ki, özellikle
Nedim Şener gibi düzgün gazetecileri
nişan alarak bardağı taşırıyor.

Biliyoruz ki, durum öyle değil.
Değil ama bir tuhaf.
Anne babalarının yanında çocukları
içkiden korumak gibi safiyâne bir
niyetle lokantayı teftiş, nasıl algılanır?..
Yakalama emri’yle geceyarısı otel
kapısına niçin dayanılır?
Bunları, görevdeki memurların
kalite düşüklüğü’yle izah etsek bile,
topluma anlatamazsınız.
Uzatmayalım. Nedim Şener’e
bir davetiye çıkarılsaydı, pekalâ gider
ifade verirdi. Belki haberimiz bile
olmazdı. Ama bir bardak suda fırtına,
hepimizin kimyasını bozmuştur.
Çok sürmez inşallah.