Bir baba hindi

03 Ocak 2014, Cuma 05:00
AA

Bu yılbaşı hep hindileri
düşündüm.
Zavallıcıklar.
Çocukluğumuzda onları
hep kızdırırdık:
Kabaramazsın Kel Fatma,
annen güzel sen çirkin diye
saçma sapan bir tekerleme...
Neyse ki futbol maçlarında
Bir Baba Hindi diyerek
yine gönlünü alırdık.

* [[HAFTAYA]]

Baktım ki, Yılbaşı ve Hindi
ilişkileri aynı tempoda
devam ediyor... Etsin.
Esasen biz, hayvanlarla eğitilmiş
nesilleriz.
- Bir gün tilki, kargaya dedi ki.
- Bir gün kurtla kuzu
yolda karşılaştı.
- Bir gün Nasreddin Hoca,
eşeğini kaybetti.
Söyleyin bakalım çocuklar,
siz bu hikayeden ne anladınız?
Söyleyin bakalım, karıncanın
ağustos böceğine verdiği dersten
ne çıkardınız.
Hayvanlar, resmen bizi eğitiyor.
İnsanlar böyle gelişiyor.

*

Asil atlar var. Ama asil insanlar
kaldı mı?
Köpeklerin hepsi duygulu ama
insanların hepsi duygulu mu?
Kedi haysiyetlidir.
Acaba sahibi de öyle midir?
Köprüden geçene kadar ayıya
dayı demek nasıl bir ahlaktır?
Bana dokunmayan yılan acaba
hâlâ yaşıyor mudur? Söyler misiniz
eşek sudan gelene kadar insan
dayak yemeye nasıl dayanabilir?
Tavşana kaç, tazıya tut
neyin nesidir? Yahu çekirge
kaç kere zıplayabilir?

*

Görüyorsunuz ki müthiş bir
eğitimden geçmişiz.
Bu sebepledir ki hayvanseverler
ve insanseverler hep aynı
sofralarda buluşuyoruz.
Tuttuğumuz takımlar sarı
kanaryalar, aslan cimbomlar,
kara kartallar, timsahlar,
hamsiler, horozlar, daha ne olsun.
İnsanlık, onlara minnettardır.