Düşündürdükleri

01 Mart 2011, Salı 05:00
AA

Acaba diyorum... 29 Ekim’de doğup 28 Şubat’ta ölmek, Erbakan için çizilmiş özel bir alın yazısı mı?

Öyle ya.

Doğum günü 29 Ekim, Cumhuriyet Bayramı... 28 Şubat ise, Cumhuriyeti koruma ve kollama eyyamı.

Erbakan Hoca için şimdi ciltler dolusu kitap yazsanız, yine de bu ilâhi tesadüf kadar bizi düşündüremezsiniz.

Bu bir.

[[HAFTAYA]]

***

İkincisi...

Acaba diyorum...

Sizi hiç sevmeyenlerin takdirlerine ve iltifatlarına nihayet mazhar olabilmeniz için, ille de ölmek şart mıdır?

Ya da onlar ille de siz öldükten sonra size övgüler düzmeye mecbur mudur?

Hiç değilse sussalar, daha iyi değil midir?

Dikkat buyurun.

Erbakanı sevenlerden değil, sevmeyenlerden bahsediyorum.

Sevenleri elbet çoktur. Ve hepsi şimdi üzgündür. Ama ondan nefret edenlerin, birdenbire nâdim olup, şimdi ona Devlet Adamı değeri vermeleri ne biçim bir sahtekârlıktır?

*** 

Erbakan Hoca, 28 Şubat’ta kendisine kurulan tuzağı, askerlerin değil, asıl sivil bir cunta’nın kurduğunu biliyordu. Hepimizden fazla biliyordu.

Yine de onlara yıllarca çok nazik davrandı. Hastaneyi ziyaretlerine bile katlandı. Çoğunu kerhen kabul etti. Çünkü mücadeleci olmasına rağmen kin ve nefret duygusu nedir bilmeyen bir insandı. Bugün onu Fatih Camii’nde, sırf Milli Görüşçüler değil, 4 siyasi eğilim birlikte uğurlayacaktır. Cami bahçesinde oluşacak olan o toplumsal uzlaşma, inşallah kalıcı olur.

Allah rahmet eylesin.