Her yeni gün

08 Şubat 2014, Cumartesi 05:00
AA

Önce şunu söyleyeyim.
On bin öğretmenin
atanmasına çocuklar gibi
sevindim... Çoktan beri nihayet
iyi bir haber.
.........
Sevgili okuyucular.
Günde 24 saat gerginlik
yaşanır mı? Her dakika,
bir ihtilaf doğar mı?
Şüphem odur ki, iktidara bağlı
bir problem üretme merkezi var.
Sürekli problem üretiyor.
Ve kasten üretiyor.
Ne biçim taktikse...
Kimsede sinir bırakmıyor.

* [[HAFTAYA]]

Dershanesinden tut HSYK’sına,
polis tayinlerinden internetine,
telekulağından tut fezlekesine kadar,
nereye baksan problem...
Bunlar yetmiyor, Gezi Park’ı ve
17 Aralık Operasyonu dipdiri
gündemde tutuluyor.
30 Mart ise, referandum
havasına dönüştürülüyor.
Ne biçim taktikse.

*

Fakat bir taraftan da meclis
aritmetiğindeki fire devam
ediyor. AK Parti, 8-10 iskemlesini
birden kaybetmiştir.
Neye güveniyor?
- Bulun 276’yı, beni düşürün.
Şimdilik zor ama vaktiyle Tansu
Çiller’e kurulan tuzağı unutmayın.

*

Bir taraftan da çeşitli partilerin
seçim bürolarına, taşlı sopalı,
molotof kokteylli saldırılar sürüyor.
Kampanyalara bakın.
Ne rakipler belli, ne de
müttefikler... Ne hısımlar belli,
ne de hasımlar.
Ve biz bu halimizle seçime
gidiyoruz.

*

Ne seçimi?
Referanduma gidiyormuşuz.
Buyrun bakalım.
Yüzde 50 alan kazanacak.
50’den 1 oy eksiği kabul edilmez.
Şimdi tekrar soruyorum:
Seçime mi gidiyoruz,
Referandum’a mı? İyi düşünün.