Ne fark eder?

16 Nisan 2014, Çarşamba 05:00
AA

Çalışma Hayatı’nın önemli kurumları, “artık işimize bakalım” diyorlar ve siyasi tansiyonun düşmesini istiyorlar... Liderlerden tek dilekleri bu. Ama nafile. Üslup hiç yumuşamıyor. İktidar, hep orada kalacakmış gibi sürekli meydan okuyor, muhalefet ise hiç iktidara gelmeyecekmiş gibi sürekli tufan ve kasırga istiyor. Ne yazık İki taraf da hayatından memnun. İki taraf da kendini çok beğeniyor.

* [[HAFTAYA]]

Yüzde 45’i, kendi teb’ası zannedenler ne ise, yüzde 55’i kendi sahici potansiyeli zannedenler de o. Velev ki öyle. Ama ikisi de “çoğunluğun tahakkümü” değil mi? Bakar mısınız, bir taraf yüzde 45’e güveniyor, öbür taraf ise ama ben daha kalabalığım diyerek yüzde 55’le övünüyor. Nerden baksan ayıp.

*

Sevgili okuyucular. Ben bu tablodan bıktım usandım... Kazananların şımarıklığı ile sürekli kaybedenlerin pişkinliği, artık çekilmez bir hal aldı. Bu durumda tansiyon inse ne olur, çıksa ne olur? Şimdi Cumhurbaşkanlığı seçimi için yine oy vereceğiz, öyle mi? Siz verin, ben vermem. Zira birileri, yine alacağı her oyu kendi doğal hakkı addedecek, öbürleri ise vereceğiniz oy’a, ya sahip çıkamayıp yine çaldıracak, ya da çaldırdım diye ağlayacak, yeter yahu.