O kafa...

29 Şubat 2012, Çarşamba 05:00
AA

28 Şubat, 5 yıl bile yaşayamadı ama dün gördük ki 28 Şubat Kafası hâlâ yaşıyor.
“O kafa” ne islah olur, ne iflah.
* * *
Fakat bizde bu darbeleri anma merakı var ya, böyle yıldönümlerinde “o kafa”ya yeni fırsatlar doğar.
Bu yüzden...
Diyorum ki, 28 Şubat’ı her yıl anmaya gerek yok.
Anıp da ne olacak?
15’inci yılıymış.
Ne yapayım?
[[HAFTAYA]]
Haftaya da 12 Mart’ın 40’ıncı yılı... Anıp da ne halt edeyim?
En iyisi, hafızamızın o bölümünü örtmek. Oraya dönüp bir daha bakmamak.
Çünkü dönüp bakarsanız, o kafa’ya çanak tutmuş olursunuz.
Nasıl da sırıtıyor.
Hiç utanması yok.
* * *
Asıl gücüme giden de şudur:
28 Şubat’ı bize darbe diye yutturdular.
Hayır.
Darbe bile değil o.
Sadece bir menfaat şirketi.
İşgal ve gasp hareketi.
İçinde kin ve intikam da var. Kabahatı sadece askerlerin üstüne yıkmayın... Antrenör ve teknik heyet, tamamen sivildir... Askerler ise duyarlı oldukları irtica’ya karşı gayet uygun bir rol üstlendiler.
Yâni kullanıldılar. Belki hâlâ farkında değiller.
.........
Burada kesiyorum.
Bir daha da geriye dönüp bakmayacağım. 28 Şubat’ı daha da telaffuz etmeyeceğim.
Son sözümü söyleyeyim:
28 Şubat, şimdiye kadar yapılmış müdahalelerin en çirkin olanıdır. Nesini anıyorsunuz?