Pazar Kahvesi

30 Nisan 2017, Pazar 05:00
AA
Koskoca Fransa, kimlere kalmış. Bula bula çıkardıkları iki aday’a bakın. Alın birini, vurun öbürüne. Bir de Fransa’nın gelmiş geçmiş devlet başkanlarını hatırlayın. Çıta, nerelere kadar düşmüş, görün.



Geçenlerde bir grup genç, Paris’te yollara döküldüler.

Sloganları şu:

- İkisine de HAYIR.

Bu gençler, herhalde kumaşı iyi olan Fransızlardı ki, ülkelerini yönetmeye talip her iki aday’ı da yetersiz buluyorlardı. Yani, kalite meselesi.

- İkisine de HAYIR.

Ne çare ki, üçüncü bir aday yok.

Bunlarla yetinecekler.



Sadece Fransa mı? Avrupa’nın birçok ülkesinde aynı sıkıntıyı görüyoruz.

-Çapsız devlet adamları.

Üstelik çoğu gayriciddi. Çoğu güvenilmez. Uygar görünümlü ama çoğu kaypak... Sadece kendine demokrat. Ayrıca da Avrupa’nın temel ilkelerine hayli yabancı.



Gelecek pazara Fransa, kararını verecek. İçine sinse de sinmese de, ikisinden birini

-tabii kötünün iyisini- seçecek.

Çok beğeniyor olsaydı, zaten birinci turda seçerdi. Bu bakımdan...

Protestocu gençleri gayet iyi anlıyorum. Onlar, muasır medeniyet ölçülerini arayan, köklü Fransız kültürüne bağlı ve de seviyeli bir kuşak herhalde.