Sıra meselesi

18 Mart 2011, Cuma 05:00
AA

Elbet CHP, durup dururken Ergenekon’un avukatıyım demiş değil.

Başbakan Ergenekon’un savcısıyım deyince CHP de avukatıyım dedi.

Keşke ne savcı olsalardı ne de avukat... Yargıyı kendi haline bıraksalardı.

[[HAFTAYA]]

*** 

Ama madem angaje oldular, üstlendikleri görevi yerine getirsinler bakalım.

Kuru kuruya avukatlık olmaz. Milletvekilliği için Ergenekon tutuklularına 5-10 kişilik kontenjan ayırsınlar.

*** 

Mümkün mü?

Kıyamet kopar parti içinde.

Kuyrukta bekleyen alaylılar, gökten zembille inecek olan mekteplilere şiddetle itiraz ederler.

Sıra bizdeydi derler.

Haksız da değiller ama CHP’nin o kadar çok insana vefa borcu var ki, hangi birine yetişsin?

Fikri Sağlar gibi, Mustafa Sarıgül gibi kendi öz evlatlarına kucak açamayan bir parti, gidip de Sabih Kanadoğlu’na nasıl bir jest yapsın? Çetin Doğan’a nasıl davetiye çıkartsın?

Bilakis... Baykal’ın tasfiyesi bile 1 iskemlelik tasarruftur. Zira salon dolmuştur.

İşte... Partiler için en zor dönem bu... Aday tespiti.

***

Şimdi bir de türban meselesi çıktı.

AK Parti’de türbanlı adaylar var. Peki AK Parti kaç tane türbanlı sokabilir meclise?

İsterse 10 tane soksun.

Sorun yine çözülmez.

Ne zaman çözülür, bilir misiniz? CHP 1 tane türbanlı sokarsa meclise, işte ancak sorun o zaman çözülür...

Gerisi lâf.