Tuhaf şeyler

13 Ocak 2013, Pazar 05:00
AA

Katledilen kızlardan birini tanıyormuş Fransız Yarı Başkanı...
Birkaç kere de görüşmüş. Konumları itibariyle tuhaf görünüyor. Ama Bayan Mitterrand’dan beri bu bir gelenek haline geldiyse onu bilmem. 

*[[HAFTAYA]]

Bir diğer tuhaflık, İmralı’daki televizyon meselesi. Öcalan’ın odasına televizyon tahsisi. Bir itirazım yok. Bence iyi bir şey.
Ama Başbakanın emriyle olur mu? Eğer emretmeseydi olmayacak mıydı?
Bunun bir kuralı yok mu?
Mesela Başbakan kızıp da yarın televizyonu geri isteyebilir mi? 

*

Bir başka tuhaflık da var. Beni en çok o rahatsız etti. PKK’lılar silahı bırakıp (veya susturup) Türkiye’yi terk ederlerken, ordu operasyonlara ya devam ederse diye bir şüphe mi var ki, Başbakan kefil oluyor?
Bu şüphe nerden kaldı?
Buna kim sebebiyet verdi?
Türklerin sözünde durmayacağı izlenimi ne zaman doğdu?
Eğer 1999-2000 yıllarından böyle bir sabıkamız kaldıysa lanet olsun. Buyrun bakalım. Şimdi Apo’ya “biz öbür Türklere vallahi benzemeyiz” diyerek bize inanmasını mı rica edeceğiz.

 

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.