Bodrum’dan efsane ‘Disko Kraliçesi’ geçti

11 Ağustos 2018, Cumartesi 05:00
AA

Perşembe akşamı Bodrum Yalıkavak…

Tek katlı, bembeyaz bir binanın içinde; aynalar, ışıklar, süsler ve disko topları altında toplanmışız...

İğne atsanız yere düşmez, öyle bir ortam.

Bodrum’da yaşayanlar, gece için şehir dışından gelenler; iş ve cemiyet dünyasının ünlüleri mekanda. Yabancı bir film çekiliyor ve parti sahnesinin içindeyiz sanki.

Az sonra 70’lerin disko kraliçesi Gloria Gaynor’ı dinleyeceğiz; hep birlikte ‘I Will Survive’ diye bağıracağız.

Ev sahibimiz, Türkiye’nin önemli gayrimenkul şirketlerinden Nef’in Yönetim Kurulu Başkanı Erden Timur.

‘Nef Reserve’ konseptiyle Bodrum’da örnek projeler geliştiren Timur; geçen yıl da dünyaca ünlü Yunan şarkıcı Antonis Remos’u ağırlamıştı. Ünlü isimleri Türkiye’ye davet edip, onları Türkiye’nin marka elçisi yapmak için uğraşıyor, ki alkışlanacak bir hareket.

68 YAŞINDA KRALİÇE

Gaynor’dan önce Jabbar var sahnede... Son yılların en etkili müzisyenlerinden. Onu da ilk kez canlı dinliyorum; repertuvarı, sahnesi, sadeliği hoşuma gidiyor.

Cebime koyuyorum.

Kulağım Jabbar’dayken, bir taraftan da Gloria Gaynor ile tanışmak ve sohbet etmek için haber bekliyorum.

Hemen yakınlarda olduğu haberi geliyor, oraya ışınlanıyorum. İçerde orkestrası, vokalistleri oturuyor. Kendisi balkonda, sahne kostümü de üzerinde. Parlak, haki renk bir kıyafet. Saçlar kızıl kızıl…

Hareketleri çok ağır, önce onu farkediyorum. ‘Ne de olsa yaş 68, normaldir’ diyorum... Fakat bu kadar mı kırışıksız ve pürüzsüz cildi olur 68 yaşındaki insanın? Pırıl pırıl, şahane!

Peki bu kadar ağır kanlıyken nasıl coşturacak seyirciyi diye geçiyor içimden. Koltuğun üzerinde şarkı listesi var; malum şarkı, listenin en sonunda.

Pek hoş sohbet de sayılmaz, sadece gülümsüyor, kısa kısa cevaplar veriyor.

Madem öyle, kasmıyorum, bir hatıra pozu alıp çıkıyorum.

Sonuçta o bir ikon.

Disko Kraliçesi ikonla bir pozumuz olmasın mı yani?

‘I Will Survive’ herkesin şarkısı

Saat 23.00 sularında Gloria Gaynor giriyor mekana...

O sırada sahnenin önü de kalabalıklaşıyor; ‘Cant Take My Eyes Off You’ şarkısıyla başlıyor; sırasıyla ‘Killing Me’, ‘I Am What I Am’ gibi tüm unutulmaz parçaları söylüyor. Herkes dans ediyor; arada da ‘yaşın ortaya çıkıyor ha’ diye birbirini dürtüklüyor.

Villada gördüğümüzden daha hareketli, sağa sola yürüyor sahnede ama arada yüksek bir tabureye oturuyor.

Orkestrası çok eğlenceli, onlar eğlendiriyor milleti zaten.

Arada Türkçe teşekkür ediyor alkışlar için. Herkes müthiş eğleniyor ama orkestra ‘I Will Survive’ çalmaya başladığı an atmosfer değişiyor. Yıllardır eskimeyen bir motivasyon şarkısı sonuçta; etkisi çok büyük.

1978 yılında, zor günler yaşarken bu şarkıyı besteliyor Gloria Gaynor. 70’lerde dans pistlerini kasıp kavuruyor bu şarkıyla ve pop tarihine geçiyor.

Şarkı, Türkiye’de de Ajda Pekkan tarafından ‘Bambaşka Biri’ adıyla söylendi ve kimlere kimlere söylenmedi ki…

Bu arada bir not: Bu disko kraliçesi fasa fiso bir lakap değil; ‘Uluslararası Diskjokeyler Birliği’ tarafından Gaynor’a verilmiş, ekleyeyim.

Takıları Marina’dan

■ Gloria Gaynor, İtalya’daki konserinin ardından Bodrum’a geldi. Ünlü Pisa Kulesi’nin önünde verdiği matrak pozda da Türkiye’ye geleceğini duyurdu.

■ Türkiye’ye özel jetle geldi. Yanında menajeri dışında 9 kişilik ekibi vardı. Jet mönüsünde humus ve babaganuş bulunuyordu.

■ Bodrum’daki Paramount Otel’de kaldı; otel ve odasıyla ilgili görüntüleri resmi Instagram hesabından da paylaştı (@gloriagaynor)

■ İlk akşam yemeğini Yalıkavak Marina’daki Fenix’de yedi; yürüyüş yaptı.

■ Konserde takacağı takıları unuttuğu için, Bodrum Marina’dan çeşitli takılar aldı ve konserde onları kullandı.

■ Kulisindeki yemekleri şef Carlo Bernardini hazırladı.

■ Sahne öncesi taze meyve ve su istedi. Ana yemekte ise mahi mahi balığı yedi.

■ Fısıldananlara göre; Gaynor’ın Bodrum ziyareti 70 bin dolara mal oldu.

Suriye bile sahiplendi

‘I Will Survive’ yıllardır dünyanın en çok bilinen ve dinlenen şarkılarından biri. Hâlâ da dinleniyor, eskimiyor. Gloria Gaynor hangi şarkıyı söylese, bu şarkının önüne geçemiyor.

Öyle bir şarkı ki bu, tüm dünyada kadınların mücadele ve başkaldırı şarkısı oldu. Gün geldi, gay’ler de şarkıyı sahiplendi.

Hatta geçtiğimiz yıllarda Suriye’de ayakta kalmaya çalışanların şarkısı haline geldi.

Suriye’deki çatışmalar sırasında, sığınmacı olmayıp ülkelerinde kalmak isteyenler “Yaşadım, yaşıyorum, meydan okuyorum hayata” diyerek marş haline getirdi bu şarkıyı.

Gloria Gaynor’a röportajlarda ‘bu şarkıyı söylemekten sıkılıp sıkılmadığı’ sorulduğunda asla taviz vermiyor ve şöyle diyor:

“Bu şarkı sadece iyi bir dans şarkısı değil, sözleri dolayısıyla mücadele eden herkesin şarkısı oldu. Ben de hiç sıkılmıyorum, aynı heyecanla söylüyorum...”