Çok konuşulanlar

02 Temmuz 2017, Pazar 05:00
AA
Sürekli Bodrum Çeşme İstanbul hattında dolaşıyor; binbir türlü ortama girip çıkıyorum. Fark ettim ki, mekanlar/ortamlar farklı olsa da mevzular aynı... Ahali neler mi konuşuyor? Hemen sıralıyorum:

■ “Şu yaz da gelmedi bir türlü” diyenler, şu ara “Çok sıcak, yanıyoruz” diye ağlıyor. Bir türlü mutlu olamıyoruz!

■ Her zamanki gibi Bodrum, Çeşme muhabbeti… Hangi mekanlar pahalı, hangisi eğlenceli herkes bunun peşinde. ‘Sessiz bir yerde kafa dinleyeyim’ diyen yok maşallah!

PLAJ MAGAZİNİ ŞART!

■ Tatilcilerin umurunda olmayabilir ama Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Adalet’ yürüyüşü… Gazeteler takip ediliyor, konvoyla ilgili her detay bilmeyene aktarılıyor. En çok da “Bu sıcakta nasıl yürüyorlar, helal” sözünü duyuyorum.

■ “Fahriye Evcen’ın gelinlikleri… ‘Bir düğünde neden üç gelinlik birden giyilir?’ sorusu revaçta.

■ Gazetelerin plaj magazini… Kim, nerede, ne yapıyor? Kim selülitli, kim göbekli? İrem Derici’nin bikinili halleri top 10’da!

■ Son verdiği röportajın ardından Şeyma Subaşı. Seven de sevmeyen de onu konuşuyor; yaza damga vurdu size diyeyim.

■ En iyi yaz şarkıları… Herkes Tarkan’ın başka bir şarkısıyla aşk yaşıyor, plajlarda ise Hande Yener ‘Bakıcaz Artık’ çalıyor.

■ Sosyal medya fenomeni Gianluca Vacchi’nin Türkiye’yi su yolu yapması… O kadar çok kadın onu konuşuyor ki, mecbur takibe başladım!

■ “Tarkan’ın Açıkhava konserine gider miyiz?” İşte İstanbullu’nun en büyük problemi!

■ “Şortlu kadınları tartaklayan manyaklar neden serbest kalıyor?” İşte bu önemli mevzu.

MAKARA
Otopsi raporunda fesatlığından ölecek insanlar tanıyorum...

İşte tarih ve sanata bakışımız!


Tarihi eserlere düşmanlığımız malum… Kırarız dökeriz, üzerine yazılar döşeriz, restorasyon desen bilmeden anlamadan yüzlerce yıllık eserleri mahvederiz. Olayımız bu çünkü! Tuhaf bir hal bizimki. Daha çok babamızın malı gibi görme gafleti. Hani Topkapı Müzesi müdürü, Padişah 3. Selim’in tahtını lojmanına taşıtmıştı ya, oradan biliyorum.

Geçenlerde de Roma dönemine ait iki bin yıllık mermer sütunların, bir binanın önüne süs diye konulduğu ortaya çıktı. Onun şaşkınlığı bitmeden Efes antik kentinde davet yapıldığını gördük. Şok üstüne şok! Tarihi eserlerin bir köşede atıl olarak durmasına kılız galiba!

İşe yarasın istiyoruz; kullanalım, değerlendirelim... Halimiz gerçekten ironik. Geçen gün bu mevzuda yapılmış şahane bir karikatüre rastladım. Kültüre, sanata, tarihe bakışımızı bundan iyi hiçbir şey anlatamaz düşüncesiyle paylaşmak istedim. Ağlanacak halimize biraz daha gülelim diye…



Natalia İstanbul’dan vazgeçmedi

Bizim şarkıcılarımız sanatçılarımız yurt dışına açılmaya çalışırken Yunan şarkıcılar da Türkiye’de şöhret peşinde. Kimden bahsediyorum? Yunan Natalia’dan. Onu bir dönem Mustafa Sandal’la düet yaptığı efsane şarkı ‘Aşka Yürek Gerek’ten ve şarkının klibinden hatırlarsınız.

O zamanlar 18 yaşında falandı, şimdi 34. Ve artık İstanbullu olmak üzere. Babaannesi burada doğduğu için Türkiye sevgisi hiç bitmemiş. Geçenlerde ‘Bugün Benim Doğum Günüm’ isimli single’ı çıktı. Single’ın hikayesi de oldukça ilginç...

Geçen yıl Türkiye’de yapılan barış konserine davet ediliyor, orada Kürt şarkıcı Rojin’le tanışıyor, arkadaş olunca da, ısrarla onun şirketiyle çalışmak istiyor. Malum, Türkiye’de herkes iyi niyetli değil, bir kadınla çalışmayı tercih ediyor.

GALATA’DA KLİP ÇEKTİ

Kendi albümlerinin prodüksüyonunu yapan Rojin de onu kırmıyor. Sonra oturup onlarca şarkı arasından bu parçayı seçiyorlar. Şarkının Türkçe sözlerini de Rojin yazıyor. Natalia şarkının Türkçe versiyonunu da okuyor.

Aksanı Meryem Uzerli’den hallice ama çok şeker. Şarkı ise tipik bir Yunan parçası, gayet başarılı. Bol şans dilerim.

‘Benim Kalemimden Kapalıçarşı’

İstanbul’u cazibe merkezi haline getirmek amacıyla 7 yıldır düzenlenen İstanbul Shopping Fest başladı. Açılışı da, dünyanın ilk kapalı alışveriş merkezi olan Kapalıçarşı’da mehteran gösterisiyle yapıldı.

İstanbullular’ın ve turistlerin ‘Sen Hiç Kapalıçarşı’yı gördün mü?’ sloganıyla davet edildiği festival, İstanbul’un dört bir yanındaki AVM’lerde de 16 Temmuz’a kadar sürecek. Bu arada gazeteci, sanatçı ve ünlü pek çok ismin kendi dillerinden Kapalıçarşı’ya dair duygularını anlattıkları ‘Benim Kalemimden Kapalıçarşı’ sergisinden de bahsedeyim...

Herkesin tarihi çarşı hakkında fikirlerini anlattığı birer cümle, bez afişlerle yazıldı ve çarşıda sergileniyor. Benim yazdığım da şu: “Kapalıçarşı bu ülke gibi; çok kültürlü, renkli, otantik, biraz da kafası karışık…” Sizce de öyle değil mi?