Aksaray'dan sonra Konya'da da linç provası!

29 Ağustos 2015, Cumartesi 05:00
AA

Konya’da magandalar trafikte tartıştıkları kişiyi, “Bu adam PKK’lı” diye bağırarak linç ettirmiş! Konya jet üssünde görevli, hava pilot üsteğmen kimliğini göstermesine rağmen kalabalık tarafından öldüresiye dövülmüş; ağır yaralı olarak saldırganların elinden kurtarılmış ama bilinci kapalı, her yeri kırık. İstanbul Aksaray esnafı da kızdıkları bir turiste Kara Murat filmlerindeki gibi saldırdı.

Ama o turist de Kara Murat gibi, hepsini teker teker hacamat etti! Tabii güçlü kuvvetli olmasaydı, ölebilirdi, kolunda bir kırık ve bacağında bıçak darbesiyle kurtulmuş! Linç kültürü, kalabalık bir güruhun kuduz köpekler gibi bir bahaneyle, suçlu ilan ettikleri kişiyi topluca öldürmesidir! En son Bangladeş’te dine saldırdı diye şair bir genç kadını linç edip, cesedini yakıp, üzerinde tepinip, küllerini savurmuştu bir grup yobaz!

Bizim böyle insanlıktan çıkmamız, toplumu kin ve nefret tohumlarıyla bölen, insanları zıvanadan çıkarıp birbirine düşman eden AKP zihniyetinin eseridir. Yeni Türkiye’de esnaf turist dövüyor; emniyet amiri, meşru müdafaa bahanesiyle yaraladığı kişiyi yerde yatarken infaz ediyor; pilot üsteğmen hiç uğruna PKK’lı diye meydan dayağı yiyor. Yakında sadece bölgede değil, her yerde iç savaş çıkar! Canları pahasına kaçmaya çalışan Suriyelileri görüp titriyoruz istikbalimizden! Teşekkürler AKP, ektiğin düşmanlık tohumları yeşerdi, birbirimizi öldürüyoruz!

Kürt sorunsalında çıkmaz sokak

Sen, bir değil, 5 değil, 12 ilçede ayaklan. Adı özerklik ilanı olabilir, kanton bölge provası olabilir, şu, bu olabilir. Karargaha roketatarla saldır! Mahalleye hendek kaz, başında nöbet tut. Her gece en az iki karakola baskın yap. Sokakta yalnız sıkıştırdığın askeri, polisi ensesinden, sırtından vur. Bombalı araç hazırla, patlat. Yol kes, kaçana ateş edip, içindekileri öldür.

9 Haziran’dan beri PKK bölgede kendi deyimiyle “ateşkes”i bozdu. Saldırıyor. Öldürdükleri güvenlik güçlerinin sayısını vermeyeceğim. Bir can bile önemli çünkü. Buna seyirci mi kalınacaktı? Kalınsaydı, şehit cenazelerinden sonra halk sokaklara dökülüp isyan etmeyecek miydi? Üzgünüm. Ateş arasında kalan bölge halkı, istese de istemese de olayların içinde kalıyor.

İş güç kalmadı, bir de canından oluyor. Devlet elbette vatandaşının canını korumak zorundadır. Ama şehir savaşları başladığı zaman sonuç bu. PKK, şehri terk etmek isteyenin elinden tapusunu bile alıyormuş. Başından beri iddia ettiğim gibi, PKK, sırf Kürtler üzerinde söz söyleme hakkını HDP’ye kaptırmamak için bölgeyi ateşe veriyorsa, hangi halka hizmet ediyor? Kürtleri öldürterek mi özgürleştiriyor? Orada yaşayıp da PKK’lı olmayan Kürtler bu gerçeği görüyor. Ama PKK ve Devlet arasında çaresiz sıkışarak canını, malını kaybediyor. Bu gerçeği bölgede yaşayan tüm Kürtlerin görmesine ve PKK’ya dur demesine kadar sürecek mi bu vahşet?

HDP’nin işi her anlamda zor

Tuğrul Türkeş’in parti kararını hiçe sayıp kabineye girmeyi kabul etmesi ne kadar şaşırtıcıysa HDP’li Levent Tüzel’in de parti kararını hiçe sayıp kabineye girmeyi reddetmesi o kadar şaşırtıcı değil mi? Üstelik de bunu “EMEP”li olarak yapıyorsa? O zaman neden EMEP’ten seçime girmedi de, HDP’den girdi? HDP eş başkanları, seçim kabinesinde yer almayı bir görev değil, hak olarak değerlendirirken o partinin bir milletvekili olarak niye başka bir siyasi görüş bildirdi? Bu ülkede demokrasi çok zor. AKP Genel Başkan Yardımcısı çözüm sürecinin bitme nedenini bölge halkının HDP’ye oy vermesiyle açıklıyor. Sanki HDP yasal bir parti değil! Başkan olma sevdalısı Cumhurbaşkanı, seçimden ikinci parti çıkmış CHP’ye, “Beştepe’nin yolunu bilmiyorlar” diye hükümeti kurma görevi vermiyor! Ne anayasa, ne yasa, ne teamül, ne kural, hiç bir şey kalmadı, kabile devleti olduk!