Bari bi fotoğraf daha çektirseler

29 Mart 2016, Salı 19:00
AA

Cumhurbaşkanı Nükleer Güvenlik Zirvesi’ne katılmak için Washington’da olacak ama toplantıyla ilgili tedirginlikler nükleer güvenlikten çok iki konu üzerinde yoğunlaşıyor: Erdoğan, Obama ile görüşecek mi, bir. Reza’nın tutuklanmasıyla bağlantılı bir sıkıntı yaşar mı, iki! Obama ile ikili görüşme talebi kabul edilmedi. Zirveye 53 ülke liderinin geldiği düşünülürse alınganlığa gerek yok. Obama, sadece Çin Devlet Başkanı ile görüşecek. Zaten önemli olan fotoğraf! İki gün boyunca beraber olacaklarına göre bir fotoğraf çekilir. Rivayete göre Washington Erdoğan’a çok prim verilmesini istemiyor. Erdoğan’ın, Maryland’da Türklerin inşa ettirdiği caminin açılışını Obama’yla birlikte yapmak hayali de bu yüzden gerçekleşmeyecek.

Türkiye’de asıl merakla beklenen ise Reza’yı tutuklattıran Savcı’nın heyete herhangi bir girişimde bulunup bulunmayacağı. Savcı, Erdoğan’ı Twitter’dan niye bir günlüğüne takibe alıp bıraktı? Bu soruların yansımaları da; önüne geçmek için yandaş basında darbe söylentileri, savcının paralel olduğu yolundaki akla ziyan yorumlarla karşılanmaya çalışılıyor

Evlat acısı gibisi yok

Şırnak’ta şehit olan polis memuru Cemil Koç’un annesi Saniye Koç cenazede fenalaşıp kaldırıldığı hastanede 4 gün sonra hayatını kaybediyor! Ateş düştüğü yeri yakıyor. Sapasağlam evladını toprağa vermek kolay mı? Son sekiz günde 33 şehit. Sorarsan operasyonlar kararlılıkla sürecek açıklaması. Her gün dörder dörder gidiyorlar! O kararları verenler ise en az 40 araçlık koruma konvoyuyla dolaşabiliyor.

Diyarbakır Sur’daki operasyonlardan hiç mi ders alınmadı ki Şırnak’ta, Nusaybin’de de bu kadar çok kayıp veriliyor? Sur’da operasyon yapılırken anlaşılan, öbür tarafları da hazırlamışlar, niye engel olunmadı? Bu kadar şehidin hesabı hiç mi sorulmayacak? Analar ağlamakla kalmıyor, ölüyor!

O çamaşırlı görüntüde kamu yararı nerede?

Geçtiğimiz hafta Kelebek ekinde yayınlanan bir fotoğraf gazetecilik açısından tartışma yarattı ve kadınlar tarafından tepki gördü. Hürriyet Okur Temsilciliği gibi çok zor bir görev üstlenmiş olan Faruk Bildirici dünkü yazısında konuya “Frikik gazeteciliği Hürriyet’e yakışmadı” ilkesiyle yaklaşmış. Kelebek’in Yayın Yönetmeni Cengiz Semercioğlu bu tür fotoğrafların her yerde yayınlandığını ve bunun gazetecilik olduğunu söylerken aslında kendini savunuyor. Gazetecilik, kimsenin vücudunu, ünlü de olsa, kendi bilerek poz vermemişse teşhir etme hakkını vermez! mahkemeler izin vermiyor Nitekim, buna benzer fotoğraflar dava konusu olmuş ve bu tür fotoğrafların yayınlanmasının ‘kamu yararı ve bilgilenmeyle ilgisi olmadığı için’ yanlış olduğu kararı verilmiş. Söz konusu kadın oyuncunun (özellikle adını vermiyorum) rüzgarda açılan eteğinden görünen çamaşırının yayınlanmasında hangi kamu yararı vardır? Hangi “bilgilenme” söz konusudur? İlla ki dekolte fotoğraf basılmak amaçlanıyorsa bu pozları seve seve veren pek çok kişi var. Doğan Yayın Grubu’nun “Amiral Gemisi”olarak nitelenen kardeş gazetemizin bu tür yayıncılıkla kazanacağı ne saygınlık var, ne okuyucu, ne prestij. Kırdığı kalp, kızdırdığı okuyucu sayısı da iki lumpeni tatmin etmek için atılan taşa değmedi ayrıca!