Beraat eden erler askere geri alındı!

31 Mayıs 2018, Perşembe 05:00
AA

Seçim ortamında da olsak, bir iki kişiden fazlası onların sesi olmasa da, yalnız kalsam da, o çocukların elini bırakmayacağım. Dünyanın hiçbir yerinde bir askeri darbe kalkışması, 5 günlük erle, 19 yaşındaki askeri öğrenciyle, çavuşla yapılmamıştır, Afrika’daki kabile devletlerinde bile birkaç general çıkıyor! 15 Temmuz kahrolasıca FETÖ kalkışmasında zaten ele başları sıvıştı. Kalan bin kişi mi ne, Avrupa ve Ortadoğu’nun en kalabalık ordusuna sahip olmakla övünen bir ülkenin bin kişiyle darbe yapmaya kalkışması ayrı bir tuhaflık.

Size hep FETÖ örgüt üyeliğinden beraat etmekle birlikte, anayasayı ortadan kaldırmaya ve darbeye teşebbüsten birkaç kez müebbet istenen ve alan gençlerden haber verdim. Hatta 5 günlük erin Ahmet Özdemir’in mektubunu yayınladım. Geçenlerde onun 14 kez müebbet aldığını öğrendim, “Ben bu vatanın evladı değil miyim” diye ağlamaktan gözleri şişmiş cezaevinde, avukatı bile yoktu!

Bir anne baba, Harp Okulu öğrencisi oğullarının karar duruşmasına giderken trafik kazası geçirdi, anne ağır yaralı, yoğun bakımda, oğlu müebbet aldı, gidip göremiyor annesini. Siirt’deki duruşmada, haber aldık ki erler beraat aldıkları için tahliye edilmiş. Tam seviniyorduk, sevinemedik. Birisi tahliye edilememiş.

Çünkü o, “Ben vatan haini değilim” diye intihar etmişti! Acı bitmedi. Ya tahliye edilenlere ne mi olmuş? Sıkı durun, tahliye kararı açıklanınca, inzibatlar eşliğinde hemen askeri kışlaya götürülmüşler! Aileleriyle bir kez bile görüşemeden, kucaklaşamadan, yarım kalmış askerliğe devam etmeleri için 22 aylık tutukluluktan sonra! Daha da uzatmıyorum, sözün bittiği yerdeyiz.

FETÖ'YLE MÜCADELE TABİİ Kİ ŞART

Kılıçdaroğlu’nu dinliyorum, Gaziantep’de konuşuyor. “Vatani görevini yapmış herkes bilir, erler emir neyse onu dinler, askeri öğrencinin ne günahı var?”, diye onların derdini dile getiriyor. FETÖ’yle mücadele, o gece sokaktan toplanmış eri, askeri öğrenciyi, çavuşu, astsubayı müebbetle cezalandırarak olmaz. O gece olup biten her şey aydınlatılmalı. Şehitler var. Otopsi raporları açıklanmalı. Kimin silahından, hangi kurşunla öldürülmüş bilinmeli. Olup biten sorumsuzlukları bilinen gençlerin üzerine yıkılmamalı.

FETÖ’cü şüphesiyle hiçbir soruşturma raporu olmadan işten el çektirilen on binler var. Ne bylockları var, ne hesapları, ne şu ne bu. Bunların bir kısmına temizsiniz denildi. Ama işlerine, görevlerine iade edilmediler. Avukat var, avukatlık yapamıyor.

Öğretmen var, öğretmenlik yapamıyor. Pazarda limon satmaktan başka iş yapma şansı bırakılmayan bu insanlara neden hakları iade edilmiyor? Bütün bunları sorarken hep gözümüzün önünde Fethullah’ın yanında el pençe divan duran milletvekilleri geliyor. Yeniden aday yapılan, itibarı hiç bozulmayan. FETÖ’yle böyle mi mücadele ediliyor?

İŞÇİLERİN BAŞINDA ARTIK BİR KADIN VAR!

Kadınların en zor yükselebildiği yerler iktidarın olduğu yerlerdir. Bu seçimle gelinen yerlerde de böyle, atamayla gelinen yerlerde de. Bir güzel haber umut verdi, Türkiye’de bir ilk gerçekleşti. DİSK Yönetim Kurulu’nda yapılan oylamada Genel Sekreter Arzu Çerkezoğlu DİSK’in yeni genel başkanı seçildi. 2013’te DİSK Yönetim Kurulu’na seçilen ilk kadın olan Çerkezoğlu, 1967’de kurulan DİSK’in ilk kadın genel başkanı olmakla kalmadı, bir işçi sendikasının da ilk genel başkanı oldu.

DİSK’in genel başkanlığı Kani Beko’nun milletvekili adayı olmasıyla boşalmıştı. Niye çok seviniyorum biliyor musunuz, işçi sendikalarında bu gerçekten çok zordur. Sadece bizde değil, her yerde. Sağlık iş kolunda, hemşirelerin temsil edildiği bir alanda erkek genel başkan görmüşlüğüm vardır, Güney Amerika’dan gelen! Sizin ülkede hemşireler erkek mi diye takılmıştım, tabii ki değildi ama o kadar kadın bir erkek seçmişti başkanlığa! DİSK, kendi alanında da bir devrim yaptı, Arzu Çerkezoğlu’nu başkanlığa getirdi, örnek olur inşallah!

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.