Erkekler de şort giyemez!

18 Temmuz 2017, Salı 05:00
AA
Açıkçası haberi anlamak için birkaç kez okudum: Nişanlısı şort giydiği için genç kadını darp edenler kurtarmaya gelen ailesini de darp etti! Artık alışmaya başladığımız adli olay olarak bunun şöyle olması gerekiyor: Genç kadın şort giymiş, nişanlısı delikanlıyı da mahallenin dinci kabadayıları, kurtarmaya gelen aileyi ve nişanlıyı da katarak, darp etmişler. Üstelik de karakolda ifadeleri alınıp serbest kalmışlar ki niye şikayet ettiniz diye bir kez daha darp etsinler, hatta öldürsünler!

Hayır bu da değilmiş. Şort giyen kişi, genç kız değil, delikanlı. Yani erkek!

Ama Türkiye öyle bir noktaya geldi ki, İstanbul’un mutena semti sayılan ama şık sitelerin arkasında hemen dincilerin yoğunlaştığı Tarabya’da bir delikanlı şort giydiği için tehdit ediliyor, nişanlısı genç kadın ve ailesi ise darp ediliyor. Yeni Türkiye’ye hoş geldiniz, yakında sokağa çıkamayız biz bu ülkede! Cumhurbaşkanı boşuna mı 80 milyonu 50 milyona indirdi, artık geri kalan 30 milyonu insandan saymıyor bile!

Biraz huzur, biraz adalet, biraz demokrasi!

Öyle anlaşılıyor ki FETÖ darbe kalkışması sonrası Türkiye, dengeleri oturtmak adına, hak ve özgürlükler, demokrasi alanında, bir çağlayana doğru savrulan kano misali, savrula savrula geri gidiyor. Türkiye’nin artık çok partili bir demokratik sistemle yönetildiğini söylemek mümkün müdür? 15 Temmuz darbe girişimi anma törenlerinde görülen o ki, bu olay sanki ülkenin bütününe değil de iktidar partisine yapılmış ve mağduriyet senaryoları için yeni bir gerekçe oluşturmuş.

CHP’nin suçu ne?

Üstelik muhalefet partilerinden birinden hapse atılarak kurtulunmuş, diğerinden neredeyse FETÖ işbirlikçisi yaratılacak! Oysa ki ana muhalefet partisinin ne genel başkanı, ne milletvekilleri, ne seçmeni, ne sempatizanı, FETÖ’ye bırakın yandaş olmayı, iktidar partisi yandaş ve ortakken karşı çıkmış, şikayet etmiş hatta bundan dolayı zora düşmüş. Ne çabuk unuttuk iktidar partisinin FETÖ işbirliğini? Gazeteci, AKP milletvekili Mehmet Metiner bile kendini tutamamış da itiraf ediyor, “15 Temmuz anma töreninde protokol sıralarına baktım, bir zamanlar bakan oldukları, önemli mevkilerde oldukları için olsa gerek, sağım solum FETÖcü, ne değişti” diye!

Beterin beteri var

Bir başkası, AKP Genel Başkan Yardımcısı ve sözcüsü Mahir Ünal, Barçın Yinanç’a verdiği söyleşide “Yağmurdan kaçarken doluya tutulduk” derken askeri vesayetten kaçarken teslim oldukları FETÖ’cüleri kastediyor. Ne 17-25 Aralık’ta, ne 15 Temmuz gecesi ne olup bittiğini tam olarak bilmiyoruz ve mahkemeler bitene kadar ve belki de ondan sonra da yakın zamanda bilemeyeceğiz. Ama gerçekler bir gün ortaya çıkacak. Tek isteğimiz, adalet, demokrasi, özgürlük ve huzur içinde yaşamak. Ama ne oluyor, biat et, soru sorma, razı ol, itiraz etme, hak talep etme, göz yum, konuşma, görünür olma, ne deniyorsa onu yap, yoksa senin de canın yanar. Bu da geçer, ama can yakarak geçer.

Denizle şaka olmaz, boğulma mevsimi açıldı!

17yaşındaki İmam Hatip Lisesi öğrencisi Furkan, İstanbul Boğazı’nın akıntısı en güçlü olan, hatta adı Akıntı Burnu olan Arnavutköy’de, iyi yüzme de bilmeden, denize giriyor. Kaybolma anı neredeyse saniye saniye cep telefonunun kamerasında. Birlikte denize girdiği iki arkadaşı daha şanslı ki akıntı onları kıyıya vuruyor, Furkan açığa savruluyor. İstanbul Boğazı’nda biri alttan, diğeri üstten, iki güçlü akıntı var; bunlar çoğu yerde anafor yapar, içine çeker.

Boğaz, yaz sıcaklarında bir tür açık plaja dönüşüyor. Kıyılara denize girmek tehlikelidir yazmak yeterli değil. 17 yaşındaki gençlere laf anlatmak da zor. Engel olunacak. Kilyos’da, Şile’de, denizden kum çekilmesi yüzünden bozulan alt yapı yüzünden de aynı sorun var ve burada da her yıl boğulan boğulana! Ya dikkat edilecek, ya gidenin arkasından ağlanacak.

PKK, alçak katliamlarına asker sivil devam ediyor!

Daha mesleğinin ilk yılındaydı, aslan gibi pırıl pırıl bir delikanlı, genç bir öğretmen. Necmettin Yılmaz’ı kaçırıp katlettiler, öldürdükleri yetmedi, Munzur çayına attılar da CHP Tunceli İl Başkanı Ali Rıza Güder’i isyan ettirdiler! Yetmedi bitmedi, dağda hayvan otlatan 9 çocuklu bir çobanı öldürdüler. Yetmedi bitmedi, Hakkari’de yola mayın döşediler, 4’ü ağır, 17 askerimizi yaraladılar! Hani referandumdan sonra bitecekti PKK terörü?