Eşit değil ama fırsat var!

26 Mart 2011, Cumartesi 05:00
AA

Kadının erkeğe eşit olmadığına inanan bir başbakanımız var. Her zaman her yerde söylüyor. Ama hanımına saygıda, sevgide kusur etmiyor, el üstünde tutuyor. Emine Erdoğan da başbakan kadar çalışıyor hani. Ona, meclis ve hükümet dışında her yerde eşlik ediyor. Hatta kendisi de resmi olarak “Kız Çocuklarının Eğitime Erişimi Kampanyalarının Önderi”. Benzetmek gibi olmasın “Bir tür Türkan Saylan mı?” dedi birisi. İlginç bir önderlik tanımı, hayli de uzun. TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nun UNDP, yani Birleşmiş Milletler Kalkınma Fonu ile birlikte düzenlediği “Uluslararası Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Buluşması” toplantısının açılışını izledim.

[[HAFTAYA]]

Başbakanı ve eşini de orada gördüm, dinledim. Sadece onları değil, İtalyan Devlet Bakanı Maria Carfagna’yı, Selma Aliye Kavaf’ı, Güldal Akşit’i ve çeşitli ülkelerden kadınları... Bizimkiler, Atatürk’ün adını ağızlarına almadılar ama İtalyan Bakanın Türk kadınını en yüksek düzeye getirdiği ve seçme seçilme hakını verdiği için Atatürk’ü minnetle anması pek hoşuma gitti doğrusu! Başbakan Erdoğan’ın da beğendiği bir bölümü vardı İtalyan Bakanın konuşmasının; reklamcıların kadını istismar ettiğini söyleyip gerçekle örtüşmeyen reklamları yayından kaldırdıklarını söylediği bölüm...

Erdoğan “Reklam piyasasında kadını istismardan öte, taciz ediliyor. Bununla rant elde etmek isteyen faşist bir zihniyet var” derken pek öfkelendi gerçekten! “Ben İstanbul belediye başkanlığım döneminde bir reklamı kaldırttım diye bana saldırdılar. Benim partimin belediye başkanlarının olduğu yerlerde yine buna izin vermiyoruz!” Erdoğan’ın “Kaldırttım” dediği, Zeki Triko’nun mayo reklamı.

Onun yerine bugün başta İstanbul, havaalanlarının hepsinde yolcuyu ilk karşılayan reklam nedir? Başörtülü bir kadın görüntüsüyle eşarp reklamı! “Dur yolcu, bakmadan geçme, geldiğin ülkede kadınların başı örtülüdür” imajını kafalara kazımak için herhalde. Yoksa eşarp satmak için bu kadar uğraşmaya gerek yok.

İstanbul filmi

Emine Erdoğan da konuştuktan sonra, başbakan ve eşi toplantıdan ayrıldılar maalesef. Ve Avrupa Parlamentosu Hollanda Milletvekili Emine Bozkurt’un konuşmasını dinleyemediler. Türk asıllı Hollandalı parlamenter Bozkurt, arada gösterilen, bir dua sesi ve cami görüntüsüyle başlayan İstanbul filmine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Film çok güzeldi ama ne yazık ki içinde kadın yoktu. Oysa ben İstanbul’un, kadın ve erkeklerin eşit olduğu bir görüntü vermesini isterdim!” Türkiye’nin, ne yazık ki kadın-erkek eşitliği skalasında aşağılara doğru indiğini, kadına karşı şiddetin ve cinayetlerin arttığını anlatan Emine Bozkurt soruyordu: “Kız çocukları okula gidiyor, ya sonra? Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye ile ilgili bir çalışma yapıyorum. Sadece facebook’ta ‘Kadın rol modeliniz kim?’ diye sordum. Pek çok kadının adı ortaya atıldı. Ama tartışma hemen laiklik konusuna odaklandı.”

Emine Bozkurt’u dinlerken “İyi ki Başbakan ve eşi gitti” dedim, çünkü onların çizdiği Türkiye tablosu çok farklı, çok aydınlık ve parlaktı. Bu toplantının ikinci gününde kalabalık oturumların birinde ben de konuşmacıyım. Bütün gün orada olacağım için yazımı yazamayacağımı düşünüp sizi ilk gün izlenimlerimle başbaşa bıraktım. Toplantının devamını da artık pazara okursunuz, ne yapalım.