Gazetecilik suç değildir

15 Haziran 2017, Perşembe 05:00
AA
CHP Milletvekili, gazeteci Enis Berberoğlu, “Casusluk” suçlamasıyla önce müebbete, sonra 25 yıla mahkum edildiği sırada IŞİD sanığı 13 kişi de serbest bırakılıyordu.

Ve ben bilgisayarımın başında bugünkü yazımı yazmak üzere oturmuş düşünüyordum!

Ben “gazeteci”!

Ne yazacağım?

Bugün hapiste yüzden fazla gazeteci var, bir kısmı arkadaşım.

Onların sadece gazetecilik yaptıkları için tutuklanmış ve ne zaman çıkacakları belli olmadan cezaevinde yatıyor olmaları, benim gazetecilik yapmamı da engeller.

Ben de yazamam!

İnsanım çünkü; korkarım, susarım!

Ben gazetecilik yapamazsam, siz de beklediğiniz yazıyı okuyamazsınız. Hepimize kötülük bu.

Mahkeme, seçilmiş milletvekilini, daha yargılama bitmemiş, temyiz aşaması da olan bir davada, kaçma şüphesi var diye tutukluyor.

Bugün tutuklamaların çok büyük bir bölümü PEŞİN İNFAZ’dır!

Gazetecilik suç değildir.

Gazeteci, haberi bulur ve kamu yararı gözeterek yayınlar.

Bu ne casusluktur, ne hainliktir, ne şudur budur. Yazar, yorum yapar, eleştirir.

Kimi eleştirsen hakaret davası açıyor!

Sadece güç odaklarını, sermayeyi, iktidarı mutlu ve memnun eden haberler yapmak halkla ilişkiler bülteni çıkarmak demektir! Yargı da baskı altında ki böyle kararlar çıkıyor.

Adalet artık nostalji oldu!

Güneş enerjisinin yakıtı da milli

“Hepinizin evine önce regülatörle girdik; elektrik akımının sabit olmadığı yıllardı, tv iyi çalışmazdı, salonda dururduk” diye anlatıyor, Tunçmatik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özer. “Sonra elektrik sıkıntısı başladı, jeneratör yaptık. Baktık ki çözüm değil, iyi elektrik üreten şirket olacağız dedik, güneş enerjisine yöneldik.

Panelleri kuracağımız arazileri belirlemek için 3 yılda 2 milyon km yol yaptık, binin üzerinde resmi izin aldık!” Hikaye çok ilginç. Güneş enerjisi, yakıtı milli olan enerji. Güneş tepemizde duruyor. Güneşten enerji üretip kullanmak için kurulacak tesis kirletmiyor, karbon salınımı azalıyor, istihdam sağlıyor. Doğal gaz ithal etmek yok, baraj diye doğayı bozmak, kömür yakıp kirletmek de yok.

Altın yerine güneş

Tunçmatik, Aktifbank’tan 73 milyon $ kredi alarak Kütahya, Muğla, Uşak, Afyon, Karaman, Elazığ, Ankara ve Mersin’de güneş tarlaları kuruyor.

Afyon ve Karaman’daki inşaatlar başlamış. 6 ay boyunca 3 bin kişiye geçici, 600 kişiye ise kalıcı istihdam sağlıyor. 30 yıl boyunca çalışacak paneller, yatırım maliyetini 8 yılda çıkarıyor. Maliye Bakanı Şimşek, “güneş enerjisi cari açığa çare olabilir” demiş. Çünkü ithalat düşecek, enerji maliyeti azalacak.

Daha da güzeli, projeye yatırım yapan ve finansman sağlayan AktifBank, yeni bir yapı ile halka da açıyor. Gayrımenkul alıp kira peşinde koşmak yerine iki panel alıp üretilen elektrikten pay almak ve bunu sigorta garantisiyle yapmak mümkün olacak! Dinledikçe gözlerimiz parlıyor.

Türkiye güneş enerjisi denilince şimdiye kadar çatıya iki yansıtıcı, altına bir depo koydu, su ısıttı. Oysa güneşli günlerin sayısının çok olduğu bir ülke olarak güneş tarlalarıyla enerji üretmek, güneşi bizden çok daha az olan Almanya’da, Avrupa’da yıllardır yapılıyor.

Elektrik mühendisi olan babasının kurduğu şirkette onun yolunda giderek kendisi de elektrik mühendisi olan ve 14 yaşından beri babasının yanında çalıştığını anlatan Mehmet Özer, işimiz sadece enerji diyor. En temiz, en yerli, en üretken olanı! Uzat elini, tut güneşi! “Uşak’taki tarlalar organize sanayi bölgesinin yanında. Bizim ürettiğimiz elektriği kullanacaklar. Kurduğumuz her santrale nakil hattı da kuruyoruz.” Güneşden yanayım, HES’lere hayır, güneşe evet.