Genelkurmay şehitlerini anıyor

14 Haziran 2015, Pazar 05:00
AA

Bu köşenin takipçileri babamın Yzb. rütbesiyle Kore’de Kunuri’de şehit olduğunu bilirler. Şimdiye kadar sizlerle G.Kore Devleti ve Kuşadası Belediyesi’nin babamın anısına yaptıkları törenleri paylaştım.

Hatta Kuşadası Belediyesi büyük bir kıymet bilirlikle, adının verilmiş olduğu okulun önüne bir heykelini bile diktirdi ki bütün ilişkimiz babamın Kuşadası’nda şube reisi iken savaşa gitmesi. Benim de orada doğmuş ve ilk birkaç ayımı geçirmiş olmam. Türk Silahlı Kuvvetleri, kısa bir süre önce, şehitlerini anma günleri yapmaya karar vermiş. GenelKurmay’da bunun için bir görevlendirme yapılmış. Bu programa bizi de dahil etmişler. İstanbul’da Harbiye Askeri Müzesi’nde askeri okul öğrencileri, izciler, askerler, gaziler ve ailemin katıldığı bir tören yapıldı.

Edebiyat öğretmeni, şair Alb. Erhan Altunok, babamı anlatan çok duygulu bir konuşma yaptı. Askeri bir tören düzenlendi, fotoğraflar çekildi ve armağanlar verildi. Törenin videosu youtube’a yükleniyor. Ne diyeyim? Teşekkür ediyoruz! Hayli geç de olsa, hiç olmamasından iyidir. Keşke anneciğimin de katılabilecek kadar sağlıklı olduğu yıllarda olsaydı, böyle bir törende bulunmayı asıl o hakediyor. Şehitler, hatırlandıkları sürece ölmüyorlar, hele babam gibi çiçek koyacağımız bir mezarı bile olmayanlar. Harbiye Askeri Müzesi çok güzel olmuş, gezmeniz lazım, üstelik mehter konserleri de var!

Eskişehir’den gelen onur ödülü

Genç iş adamlarının kurduğu derneği, diğer iş dünyası derneklerinden daha çok önemserim. Bir tür meydan okuma, biz de varız demek gibi ve zaten gençleri hep önemsediğimden. ESGİAD’dan (Eskişehir Genç İş Adamları Derneği), Anadolu Üniversitesi işbirliğiyle, 2015 yılının başarılı kadınları arasında bana da “En Başarılı Köşe Yazarı” ödülünü verdiklerini öğrenince, bunun için sevindim ve törene katılacağımı söyledim.

Törene yetişemedim

Ne ki olmayacak bir şey oldu, aynı gün ve saatte yanda okuduğunuz gibi ailem için çok önemli bir başka törenle çakıştı ve törene yetişemedim. Ama işe bakın ki daha da iyi oldu; Eskişehir’in genç iş adamları, töreni büyük bir katılımla, başarıyla bitirmiş, rahatlamışlardı. Sohbet ettik, yedik içtik, gezdik. Beni resmi törenden çok daha güzel ağırladılar! Eskişehir, cıvıl cıvıl yaşayan bir şehir. Gittiğimiz yerlerde mezuniyet kutlamalarına rastladık assolist gibi süslenmiş genç kızlar, damatlıklarını giymiş delikanlılar eller havaya eğleniyordu! Benim kavalyelerim ise birbirinden havalı! Eskişehir’in en yakışıklı iş adamları yönetim kurulunda mı ne? Karizmatik Başkan Serkan Zengin’in şahsında hepsine ve Başkan Yardımcısı Gökhan Parlatan’a ayrıca teşekkür ediyorum ! Bir teşekkür de, Eskişehir’i yaşanır bir kent yapan Yılmaz Büyükerşen Hoca’ya. ESGİAD’ın şimdiki hedefi, Eskişehir’i turizm destinasyonu yapmak ki neden olmasın? Hele Ankaralılar için.

Ödül alanlar

Evrim Aras, Arzuhan Doğan Yalçındağ, Tülay Aşkın, Ayten Çetin, Banu Kurt, Ülker Can, Prof. Gaye Usluer, Dr. Ruhsar Demirel, Ayşe Çıraklı, Prof. Tuncay Döğeroğlu, Prof. Medine Sivri, Dr. Mesme Taşbağ ve Aydan Kanatlı.

4 gol atın, darmaduman olsunlar!


Aslında yapılacak iş basit; uygulanacak program ortada duruyor:

1: Yüzde 60’ı oluşturan 3 parti, hemen anlaşıp bir ortak aday belirler ve Meclis Başkanı’nı seçer. Kim olduğu, hangisinden olduğu vallahi önemli değil, maksat ilk golü atmak! 2. Hükümet kurulmadan da komisyonlar toplanıp çalışmaya başlayabiliyor. 4 Bakanı Yüce Divan’a gönderecek ve 17-25 Aralık soruşturmasını tekrar başlatacak mekanizma işletilir.

2. Gol! Hemen ardından, yine hükümet pazarlıkları devam ede dursun: 3. Bir yasa önerisi verilir. Seçim barajı düşürülür.

3. Gol! Yasa çıkarmak için de hükümetin kurulmasına gerek yok.


4. Büyük tepki toplayan İç Güvenlik Yasası ters yüz edilir. Bu 4 golden sonra, buyursun gitsinler erken seçime! Dört gol yiyip dağılan bizim takımlar gibi, darmadağın olurlar.

RTE’nin niyeti, AKP’siz bir koalisyon kurulmasının, hatta AKP’yle de kurulmasının önünü tıkadıktan sonra “Bakın koalisyon olmuyor ki” deyip erken seçim kararı aldırmak. Bunun için ilk kez seçilen milletvekillerinin karşı çıkabileceğini de hesaplayıp kaşla göz arasında, bir gün dahi yemin etmiş milletvekillerinin özlük haklarını geçerli kılan bir karar alıvermişler. 2 seneydi malum. Bunlar şeytana pabucunu ters giydiriyorsa sen de kanatlı şeytan olacaksın! Hadi taktik bizden, uygulaması sizden.

Kocadon, tuvalet yaptırmıyor!

Bodrum’un güzelim koylarına, denize nazır yamaçlarına beton bloklar halinde oteller dikildi, engelleyemedi. SİT Alanları’na, önemli kişilere villalar dikildi, engelleyemedi. Engelleye engelleye, Gündoğan’da 7 sitenin birlikte kullandığı bir plaja tuvalet yapılmasını engelliyormuş Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon. O plajda denize girmişliğim vardır. Hadi küçüğü denizde idare ettik diyelim, büyük gelirse arabaya binip eve gitmek gerekiyor! Villa değil de wc izni istedik diye mi vermiyor acaba?