Gri hayatımıza Hindistan'dan gelen renkli ses!

25 Ocak 2018, Perşembe 05:00
AA
Doğrusu davet edilince galasına koşa koşa gittim; bir Bollywood masalı, değişik bir kültür, rengarenk bir müzikal, Doğu’dan gelen bir ses: TAJ EXPRESS. Hemen yazıyorum, çünkü sadece 8 performans, görmek isterseniz vakit kaybetmeyin, ayrıca yan etkinlikleri de var, yoga, dans vb. diye. Salı akşamı, müzikalin oynadığı Zorlu PSM’de her salonun önü kalabalık. Martı oyunu tıklım tıklım. Bir başka gösterinin, üstelik yeni elitler, muhafazakar kitle kalabalığı göz kamaştırıyor. Evet, bir askeri operasyon var ama artık şerbetlendiğimiz için, sanata, sosyalleşmeye ilgi, hatta artarak devam ediyor. TAJ EXPRESS’e geri dönersek, 23 tablolu müzikalde, Hollywood’dan esinlenerek Bollywood adı verilen ve dünyanın en üretken sinema endüstrisinin yer aldığı Bombay, (Hindistan) da bir film çekimine davetliyiz.


Hangi ülke olursa olsun fark etmiyor, romantik komedilerde tatlı son: evlenme teklifi!

Filmin müziğini yapmakla görevli genç bir müzisyen, işini prodüktörüne beğendirme çabasında. Hint sinemasını bilirsiniz, şarkılar, danslar arasında göz süzen aşıklar! Birbirlerine koşarak gelir giderler, arada da yağmur yağar! Müzikalde, bununla tatlı tatlı dalga geçilirken arada da, biz yeni dansları da biliyoruz anlamında, rapler, hip hoplar da, spor pabuç, mini şortla ifa ediliyor! Parlak renkli kostümler gözünüzü alıyor, esmer kızlar, delikanlıların enerjisi nefes kesiyor, aradaki espriler güldürüyor. Film yıldızı Kareena’yı canlandıran başrol oyuncusunun Fahriye Evcen’e inanılmaz benzerliği de cabası! Gösteriyi izlerken hatırladığım Mustafa Erdoğan’ı da anmadan geçemeyeceğim, 150 dansçısının performansı Anadolu Ateşi ve Troya’yayla bütün dünyada yaptığı gösterilerde ne güzel iş yapmış, bravo.

ŞİMDİ TATİL ZAMANI MI?

Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde. Türk Silahlı Kuvvetleri yurt dışında operasyon yaparken TBMM’nin tatil yapma lüksü olabilir mi? Barış istiyorum demek suç, hatta destekliyorum mesaj yayınlamamak bile baskı ve tehdit nedeni ama Meclis tatilde! Hiç işe yaramıyorlarsa niye o kadar insana, üstelik de o kadar çok para ödeniyor, ayrıcalık tanınıyor? Salı günü açılacak ve bilgi verilecekmiş, yani bir on gün sonra.


Afrin bölgesinde operasyon bütün hızıyla devam ediyor.

Hamaset diz boyu

Savaşlar sadece muharebe alanlarında değil, masada, diplomasi alanında, kamuoyunda, doğru ve haklı propaganda ile kazanılır. Ancak unutulmasın ki savaşın da kuralları vardır. Savaşta bile insan hakları, esir hakları gözetilir. Günümüz savaşları eskisi gibi boş ovalarda değil, şehirlerin, kasaba, köylerin içinde geçiyor. Ve Genelkurmay, çok haklı olarak sürekli, sivillerin korunmasına azami dikkat gösterildiğini vurgularken ne iktidar, ne muhalefet olduğu bir türlü belli olmayan MHP’nin Başkanı Devlet Bahçeli, “Afrin yıkılsın, teröristler yakılsın” diye tüyler ürperten açıklamalar yapıyor. Bina yıkacak, insan yakacaksak IŞİD’den ne farkımız kalır? Operasyonun adını niye Zeytin Dalı koyduk? Çam Çırası koysaydık!  

UĞUR MUMCU YAŞASAYDI NEREDE OLURDU?

Uğur Mumcu’yu özlemle, acıyla anıyoruz. 25 yıl geçmiş, kaybedeli. Ölümünün üzerindeki esrar perdesi, cinayeti işleyen karanlık eller aydınlatılmadı. Onunla ANKA Ajansı’nda bir dönem beraber çalışmış bir meslekdaşı olarak bir başkasının başına böyle bir şey gelseydi o aydınlatırdı diye üzülüyorum.



Masasının üzerine “Yolsuzlukları Araştırma Masası” diye tabela asmıştı. Artık ne araştırmacı gazetecilik, ne yolsuzluk haberi yapılabiliyor, bülten, ajans, havuz gazeteciliği yürüyor. Oğlu Özgür Mumcu da “Babam yaşasaydı ve o haberleri yapsaydı ya erişim yasağı gelirdi, ya hapse atılırdı” diyor.