İmam hatip zorbalığı

10 Temmuz 2014, Perşembe 05:00
AA

RTE’nin en büyük projelerinden biriydi: Bir gün herkes imam hatipli olacak! Nitekim 4+4 saçmalığı bunun için yapıldı. Zorunlu eğitim 8 yıla indi. Düz liseler kapatıldı. Anadolu lisesini kazanamayan, parası özel liseye yetmeyen lise öğrencisi, istemese de zorunlu olarak imam hatip lisesine gidecek! Acıbadem Ahmet Sani Gezici Lisesi’nde yaşananları sizlere yansıttım. Gözönünde olduğu için izleyebildik. Çocukları bu okula gidenler ve gitmesini isteyenler, imam hatip lisesi yapılmasına karşı imza topladılar, dilekçeler verdiler. Okullarını koruyamadılar. Bir haber de Afyon’dan! Afyonkarahisar Anadolu Öğretmen Lisesi kapatılıp imam hatip lisesine çevrilmiş! Sağlık liseleri kapatılıyor, öğretmen liseleri kapatılıyor, hepsi imam hatip lisesine dönüştürülüyor. Zorla, zorbalıkla! Bu mu demokrasi?

[[HAFTAYA]]

Adalet geç de olsa geliyor

RTE’nin çok yankı uyandıran sözlerinden biriydi: Kitap da sırasında bomba kadar tehlikeli olabilir! Bunu kitaplarından ötürü tutuklanan Ahmet Şık ve Nedim Şener için söylemişti. Sonradan fikir değiştirdi, suçu cemaat yargısına yıkıp “Bunlar yayınlanmamış kitabı bile yargıladılar” deyiverdi. Kitabın terör silahı olamayacağına ilişkin bir hüküm de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden geldi. Nedim Şener ve Ahmet Şık’a yapılanın yanlış olduğuna hükmeden mahkeme Nedim’e 20, Ahmet’e 10 bin avro tazminat ödenmesine hükmetti. Bu mahkemenin, Ergenekon davalarıyla ilgili ilk önemli tazminat kararı. Kararın önemi şuradan belli: Cemaatçisi, merkez medyası, hükümet medyası habere yer verdi ve gazetecilere yapılan yanlışı kabul etti. İyi de o zaman meslektaşlarımız niye hala yargılanıyor, niye tutuklanmış, bir yıl yatmışlardı? Ya da kısaca bu çocukları kim öptü? İşin şakası bir yana, bu utanç döneminin yanlışlarının bir bir geri tepeceğini ve adaletin yerini bulacağını düşünüyorum.

Casuslar hâlâ bekliyor

Sırada İstanbul Casusluk Davası’ndan hüküm giymiş olanlar var. Anayasa Mahkemesi aylardır hükümlü olarak yatan bu insanların sıkıntısına da son vermeli. Onların casus olmadığını dünya alem biliyor!

Adaylar medya önünde

Cumhurbaşkanı adaylarımızdan Selahattin Demirtaş önceki gün “basına kapalı” bir toplantı yaparak bazı köşe yazarlarıyla buluşmuş. Çatı adayı Prof. Dr. Ekmelleddin İhsanoğlu bugün Çırağan Sarayı’nda kalabalık bir medya grubunun önüne çıkarak seçim bildirgesini açıklayacak. Başbakan Erdoğan ise seçim ofisi olarak kiraladığı Haliç Kongre Merkezi’nde cuma günü, kendisine yakın medyatik isimleri de davet ettiği bir toplantıyla açıklayacak yol haritasını.

Saksıya Gül yakışır!

Seçim kampanyası yaz sıcağında ısınarak devam ediyor. Isıtan da Başbakan ama MHP’li Oktay Vural da hiç fena değil. Başbakan’ın “Cumhurbaşkanı seçilirsem tabii ki yollarla ilgileneceğim” sözüne cevaben “O zaman seni Karayolları Genel Müdürü yapalım, senin yollarla değil ihalelerle ilgilenmek istediğini biliyoruz” demesi harikaydı. Ya Başbakan’ın “Bunlar cumhurbaşkanı diye saksı seçmek istiyorlar” demesi?.. Twitter’da “Samim” kod adlı hesaptan yanıtı geldi: Çankaya’da Gül, Meclis’te Çiçek, “sen de Saksı ol!” “Saksıya Gül yakışır” da diyebilirdi!