Meclis çalışabilirdi ama hayal oldu!

14 Temmuz 2015, Salı 05:00
AA

TBMM, RTÜK üyelerini de seçip tatile girecekmiş. Çünkü zaten çalışma gündemi yokmuş! Niye yokmuş gündemi? Bildiğim kadarıyla yeni vekiller bir kaç yasa önerisi verdiler.

Ama tabii yeni seçilen AKP’li Başkan İsmet Yılmaz meclisi çalıştırırsa!.. Çalıştırmaz, gündem boştur arkadaşlar deyip tatili oylatırsa, hadi seçim bölgelerine, ki yeniden seçim olursa hazır olunsun!

İşte bunun için çok önemliydi meclis başkanlığını kaptırmamak. Seçim barajının biri yüzde 5’e, biri yüzde 3’e düşürülmesiyle ilgili iki yasa teklifi var. Bu teklif görüşülse, MHP de evet dese, geçiverse ne olur? İyi olur!

Ama tabii hayal oldu.

Asyalıları da kaçırdık, sıradaki?..

MHP’nin tosunları sokakta çekik gözlü kovalarken Bahçeli “Ne yapsın çocuklar, karıştırıyorlar” dedi diye mi Erdoğan yandaşlara ayar çekti? “Tam da benim Çin gezim öncesi kim yapıyor bu haberleri?” diye esip gürleyince yandaş medya bir döndü, pir döndü, arkasına bakıp “Geziciler uyduruyor bu Çin haberlerini!” diye hedef şaşırttı.

İddiaya göre IŞİD’e katılmak üzere yola çıkan Uygurlar Çin’e geri götürüldü.

Oysa gazeteler, Tayland uçağındaki fotoğrafları yayınladı, korkunç. IŞİD’e katılmaya gelen Uygurları çarşaflamış, gönderiyorlar. Ki seyahat koşulları dışında kızamayacağım!

İki otobüs dolusu IŞİD gönüllüsünü de bizim polis yakalamış sınıra yakın. Yakın zamana kadar elek gibiydi çünkü. Çinlilerin Uygurlara zulüm yaptığı abartılı haberler, eksik olmasınlar, gelmiş gelecek tüm Asyalı turistleri bıçak gibi kesti!

Artık Türkiye’ye sadece adrenalin meraklısı olan gelir, korku filmi yaşamak için. RTE niye kızdı da müdahale etti derseniz, Şems medyasının köpürttüğü Kabataş hikayesinde nasıl rezil oldukları gelmiştir aklına, hiç kuşkusuz!

Daha bayramı var seyranı var

Hayırlara vesile olsun inşallah, Davutoğlu’nun partilerle koalisyon görüşmeleri, mübarek Kadir Günü başladı. Daha hayırlı olsun diye Kadir Gecesi’ne sarkıtmadıklarına şükür.

Hükümeti kurmakla görevli Davutoğlu, CHP’yi ziyaretinden memnun görünüyordu.

Kandil simidi getirmişler gerçi ama eminim CHP’liler oyuna gelip yememiştir, ki AKP’liler lades kemiği tutturmuş gibi hep bir ağızdan “CHP’liler oruçlu değilmiş!” diye el çırpsın.

Partiler bu görüşmelere çok sıkı ekiplerle hazırlanıp girmiş. Söylenmedik ne kaldı ki, birbirlerine ne söyleyecekler? Şahsen ben bile CHP’nin 14 maddesini ezbere okuyabilirim.

İlk görüşme, kandilleşme zerafetinde geçti diyelim; sonra MHP ve ardından HDP ile görüşüp birinci turu bitirecekler. Sonra? Araya bu kez de bayram tatili girecek!

Sonra?

Meclis tatile girecek! Biliyorum içiniz şişti; ama zaten koalisyon kurmayı isteseler görüşmek için bu kadar sallanırlar mıydı? Davutoğlu istiyor, RTE istemiyor bile yalan oldu.

O kadar isteseydi, protokol ziyaretlerinde gezeceğine kırar dizini oturup çalışırdı! Bence birileri AKP’yi iyice doldurdu, “ilk seçimde tek başına iktidara geliriz, bir an önce seçime gidelim” dedi.

“Baksanıza, meclis başkanını bile seçmeyi beceremediler” dedi. Şimdi uzatmaları oynuyorlar! Ve benim gerçekten içim şişiyor; Karadenizli kadınım yerlerde sürüklenir, yağma ve talan Boğaz sahillerine kadar taşar, bu yağma iktidarına hiç bir şey yapılamazken...

Edebiyat ödülü veren okul ve öğretmen sorunu

Sanırsın memlekette başka sorun kalmadı. Sanırsın milli eğitim dini eğitime dönüştürülmedi. Sanırsın burası İsveç! Notre Dames de Sion Lisesi edebiyat öğretmeninin 5 yıllık sözleşmesi, süre bitiminde yenilenmemiş.

İmzalar toplanıyor, okul özgür düşünceyi bastırmakla suçlanıyor! Okulun açıklamasına göre öğretmen, öğrencilerinin okulda çıkarılan Tavuskuşu Dergisi için hazırladığı “Kadın Cinayetleri” ile ilgili bir yazıyı okul yönetiminin iznine sunmuş.

Notre Dames de Sion Lisesi ve öğrencileri bir süredir çıkarttıkları edebiyat dergisi yüzünden gündemde.

Yazıda geçen ifadeler rahatsız edici bulunduğu için reddedilmiş. Bunun üzerine öğrenciler, o yazıyı fotokopiyle çoğaltıp okulda dağıtmış. Okul yönetimi, bundan öğretmeni sorumlu tutuyor.

Ayrıca öğretmen, bu olaya kızdığı için öğrencileriyle açmak için görevlendirildiği ve davetiyelerin dağıtıldığı sergiyi de mazeretsiz, hazırlamamış. Bu durumda okul öğretmenin sözleşmesini yenilememiş.

Bu olaydan bir özgürlük senaryosu çıkarıp okulu mahkum etmek haksızlık. Çünkü:

1. Sadece NDS’de değil, hiçbir ortaöğretim kurumunda, buraya bile yazamayacağım ifadeler içeren o yazının okul dergisinde basılmasına izin verilmezdi.

2. NDS, 160 yıllık geçmişinde hiçbir zaman avantgarde bir okul olmadı, tam tersine disiplinli ve muhafazakar bilindi.

3. NDS, yeni yeni, özellikle Fransız Müdür Jann de Lansalut’nün yönetiminde kültür ve sanat faaliyetlerine ağırlık verdi.

Bunlardan en önemlisi 7 yıldır verilmekte olan Edebiyat Ödülü’dür.

4. Okulda hemen her hafta, herkese açık, ücretsiz klasik müzik dinletileri yapılmakta, sergiler açılmakta.

Uluslararası bir piyano yarışması bile düzenlendi.

5. Üyesi olduğum Edebiyat Ödülleri Jürisi tam 7 yıldır okulun hiçbir yönlendirme ve baskısı olmadan özgürce çalışıp birbirinden farklı ve cesur eserleri ödüllendirdi.

Bu yılın ödülü de tesadüf, kadına karşı şiddeti işleyen Şebnem İşigüzel’in Venüs’ü oldu, ki hayli cesur bir eser.