Yarım asırlık yaşantısı bir peri masalı!

28 Mayıs 2017, Pazar 05:00
AA
Faruk Şuyun, 12 yıldır sürdürdüğü “Ustalara Saygı” gecelerinin 150.sini gazeteci yazar, PEN Türkiye Klübü Başkanı Zeynep Oral için düzenledi. Bu uzun soluklu çalışma için önce Faruk’a kocaman bir Bravo! Sonra o geceyi hak edene:

Zeynep Oral’a düzenlenen gece şahaneydi, Fazıl Say onun için çaldı, Zuhal Olcay onun için şarkı söyledi, Joan Baez’den Sezen Aksu’ya videolarıyla şarkılarını ve mesajlarını ona yolladılar.

Ben dahil arkadaşları onun bir yönünü anlattı. Ve en önemlisi, Zeynep’in herkese hayatımızın bir anında, dokunmuş ve mutlu etmiş olması, dostluğu, vericiliği, insanlığıydı! İnsan hem güzel, hem akıllı, hem yetenekli, hem şanslı olur mu? Zeynep’te hepsi vardı, 50 yıldır sürdürdüğü şahane bir evliliği, iki güzel çocuğu, 7 dünya tatlısı torunu var ve o hâlâ güzel bir kadın, hâlâ üretiyor, hâlâ yazıyor.

Başına gelmiş tek kötü olay, Milliyet’ten ayrılmaktı ki hepimizin başına neler geldi. Ama o bütün bu şansını sadece kendine kullanmadı. Hep herkes için çalıştı. Onun için de Cuma gecesi bütün kalpler onun için çarptı, bütün alkışlar onaydı!

Derdimiz farklı ama eşit olmak!

 Orta yaşlı bir beye kamera önünde soruyorlar: Toplumsal cinsiyet eşitliği hakkında ne düşünüyorsunuz? Adam bir süre düşünüyor, kızarıyor bozarıyor, “Ben bu konu hakkında konuşmak istemiyorum” diyor.

Utanıp sıkılmasının nedeni belli ki aklına gelen toplu cinsellik! Israr edilince de iyice rahatsız olup kaçıyor! Toplumsal cinsiyet eşitliğinin ne olduğunu sıradan üniversite öğrencileri bile yanıtlayamıyor, ancak sosyoloji öğrencileri bunun kadın ve erkek cinslerinin farklı ama eşit olduğu yanıtını doğru verene kadar gidiyor!

Anne ve Çocuk Eğitim Vakfı, AÇEV’in verdiği Toplumsal Cinsiyet Eşitliği eğitiminde vurgulanan çarpıcı gerçeklerden biri, kız ve erkek çocuklarının toplum tarafından sürekli ayrıştırılarak yetiştirilmesi sonucu iki cins birbirine o kadar yabancılaşıyor ki “Kadınlar Venüs’ten, Erkekler Mars’tan” geliyor ve daha sonra bunlar evlenince sorunlar başlıyor. Örneğin kadında cinsel birleşmeye fiziksel olarak izin verememe demek olan vajinismus, dünya ölçülerinden 17 kat daha fazla ülkemizde. Erkekte ise cinsel birleşmeyi başaramamak olan erken boşalma 5 kat daha fazla.

Ülkem için

Bu açmazı gidermek için 97 bin çalışanı ve 10 bin bayii üzerinde “Ülkem için Toplumsal Cinsiyet Eşitliğini Destekliyorum” temalı bir eğitim çalışması başlatan KOÇ Topluluğu, bu güne kadar 81 bin kişiye ulaşmış.

Çalışanlar ve bayileri ile birlikte 2-3 milyon kişiye ulaşabildiklerini anlatan Koç Holding Dış İlişkiler ve Kurumsal İletişim Direktörü Oya Ünlü Kızıl, Çanakkale’deki Toplumsal Cinsiyet Eşitliği eğitiminde sektörlerindeki çalışanların erkek ağırlıklı olduğunu, buna kadın iş gücünü eklemek için de çalıştıklarını vurguluyor.

Psikolog Ege Ortaçgil ve Olcayto’nun verdiği Toplumsal Cinsiyet Eşitliği eğitimine katılan Çanakkaleli Koç Holding bayileri kendilerini farklı hissettiler mi? En azından bu konuda düşünmeye ve önyargılarını görmeye başladılar. Değişim de yavaş yavaş gelecek

Nasıl bir toplum yetişecek?

Özel sektör bir yanlışı düzeltmeyen çalışırken eğitimdeki yanlışlar dudak uçuklatıyor. Giderek artan bir iştahla çocuklarımızın beynini yıkıyor; yaratmak istedikleri toplumun tohumlarını atıyorlar. Bunu imam hatip okullarıyla yapmak istedikleri için laik liselerin hepsini imam hatip okullarına çevirmeye çalışmaları yetmedi, eğitimle köleleştirme anaokullarına kadar uzadı.

İstanbul Esenyurt’ta bir anaokulu yıl sonu töreninde çocuklara ölümü kutsallaştıran roller oynatılıyor. 4-5 yaşındaki kız çocuklarına kına gecesi yaptırılıp kırmızı kuşakla evlendiriliyor.

Cinsiyetçi eğitimle kız çocuklarına en kısa yoldan ev kadını olmayı, erkeklere de onların tepesinde borazan çalmayı öğütlüyorlar. Engellenebiliyor mu? Maalesef! Bu zihniyetin arkasında iktidar olduktan sonra!