Yeni dönemden beklediklerimiz

Salı, 14 Haziran 2011 - 05:00

Türkiye hayli hareketli geçen bir seçimi daha geride bırakarak yeni bir döneme girdi. Sonuçların milletimize hayırlı olmasını dilerken, yeni dönemin özel eğitim sektörü olarak beklentilerimizin hayata geçirileceği bir dönem olmasını istiyoruz. Eğitim dinamik ve sürekli değişen bir kavramdır. Eğitimde daha iyiye ulaşmak için uygulamada çıkan sonuçlar sürekli masaya yatırılır. Elde edilen verilere göre sorunlara çözümler bulunmaya çalışılır. Gelişmiş ülkelerde de eğitim sürekli tartışılan bir kavramdır. Tartışılması da normaldir. Çünkü insanlara daha iyi eğitim verme amacı ve ideali yeni modellerin üretilmesini zorunlu kılmaktadır.

[[HAFTAYA]]

Bizim de isteğimiz yeni dönemde özel eğitim sektörünün de beklentileri doğrultusunda hızla karar alınması ve hızla uygulamaya geçirilmesidir. Özel okulculuk yapanların öncelikle özel üniversite yasasının çıkması için gün saydığını söylemeliyim. Bunun için Anayasa değişikliği gerekiyor. Özel üniversite açılmasının yolunu açacak olan yasa, üniversite kapısında bekleyen öğrenci ve velilerin beklentilerine de yanıt verecektir. Devlet özel öğretim kurumlarının personel ve işletme maliyetlerini düşürmelidir. Özel öğretim kurumlarında KDV yüzde 1’e indirilmelidir. Özel öğretim kurumlarına kalkınmada öncelikli illerden başlayarak düşük faizli kredi verilmelidir.

Devlet sağlık sektöründe nasıl özel kurumlardan hizmet satın alıyorsa, ihtiyaç duyduğu okul öncesi eğitim, ilköğretim, yabancı dil desteği gibi durumlarda özel öğretim kurumlarından hizmet satın almalıdır. Bildiğiniz gibi Bilkent Üniversitesi Erzurum’da kampus açtı. İyi de yaptı. Bilkent gibi eğitimde kendini kanıtlamış bir markanın oralara gitmesinden biz de memnuniyet duyuyoruz. Ancak Bilkent’e tanınan Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgesinde açacağı okullara karşılık gelir vergisi muafiyeti ayrıcalığının diğer kurumlara da tanınmasını istiyoruz.

Özel eğitim kurumlarına okul yapması için arsa gösterilmeli, arsa tahsisi konusunda kolaylık sağlanmalıdır. Eğitim bu ülkenin en önemli sorunlarından biriyse, bu sorunu çözmek için tek taraflı çaba yetersiz olur. Eğitim sektörünün esnek bir merkezi yönetime, sektörel olarak güçlenmiş kurumsal yapıya, finans kaynaklarının çeşitlendirilmesine, uluslararası işbirliği ve deneyimlere açık olmaya ihtiyacı var. Artık fedakârlık sırası devlettedir.