Yeni rota

Perşembe, 04 Şubat 2010 - 05:00

Deniz Baykal’ın bulduğu doğru yolu kutlayacağım ama önce Emine Erdoğan’a yapılan o ayıba tek cümleyle değinmek istiyorum.

Olay, başörtüsü’yle zihin örtüsü arasındaki bir ezeli rekabetten ibaret.

Bu kadar basit.

***

Gelelim Baykal’a. Kalabalık kitlelere dönük söylemlere başladığı için, ben buna nihayet açılım diyorum. İşte budur diyorum.

- Emekliler...

- İşçiler...

- Öğretmenler...

- Bakkallar...

- Esnaf ve Sanatkârlar.

Tam ortadirek.

CHP’nin ortadaki harfi: Halk.

Şimdi oldu?

Tek tek saymayayım ama “neden emekliler”i anlatırken ortaya koyduğu gerekçeler, sosyoloji ilminin Türk versiyonuna gayet uygun bir mantık zinciridir. Pek özel bir tespittir.

Öbür kitlelere yaklaşış tarzı da öyle.

Niye geç kaldı diye sormuyorum. Hayır. Ben buna taze bir başlangıç diyorum.

***

Başka bulgular da var.

Eşim anlattı.

Geçenlerde Yıldırım Mayruk, Kadıköy’de bir dükkâna gidiyor. Galiba berber dükkânı.

Adımını atar atmaz, müşterilerden biri ayağa kalkıp Yıldırım’a hâl hatır soruyor, onun sanatına ve ustalığına dair övgü dolu lâflar ediyor, sıcak bir ilgi gösteriyor.

Mayruklar çoğalmalı” falan diyor.

Kim, bilin bakalım.

Deniz Baykal.

Mayruk şaşırıyor. Ama çok da mutlu oluyor.

Eşime dedim ki:

- Benzetmiş olmasın. Belki Baykal değildi o.

- O efendim, yanında Belediye Başkanları falan varmış.

***

Sanatçıya gösterdiği bu nezaketi de, Baykal’ın yeni açılım hânesine yazdım.

Değişmiş, gelişmiş gibi klişe lâfları Baykal’a uygun görmem. Ama siyasette eski olduğu halde onun hiç eskimemiş olduğunu biliyorum.

Yeni hedef ve stratejisi, Baykal iktidara gelmek istemiyor diyenleri galiba şaşırtacaktır.