Yerinde say!..

Çarşamba, 10 Şubat 2010 - 05:00

Meseleyi fazla incelemeden çalakalem yazarsanız, YÖK’ü Danıştay’a devrettik diyebilirsiniz. ÖSYM, yargıya emanet. Ama öyle bile olsa, çetin ceviz bir YÖK Başkanı var. Yılmıyor. Çeşitli alternatifler üretiyor.

Beri tarafta maliye uzmanları ise bir 4C tutturmuşlar, santim kıpırdamıyorlar.

Yahu biraz elastikiyet.

Biraz arayış.

Biraz yaratıcılık.

*** 

Terörü yıllardır askere devrettik de ne oldu? Siyasetçiler yan gelip yattı.

Bir laf öğrenmişler:

- Eşkiya’ya muhatap olmam.

Peki, muhatap olma ama bir şey üret. Bak, askerlerin en yüksek kumandanı bile diyor ki:

- Terörist öldürmekle bu iş bitmez.

Öyleyse kafayı işlet.

Siyasi çözüm dediler, sen hep “hayır” dedin. Ekonomik, sosyal, kültürel çözüm dediler, sen hep uyudun. Nasıl olsa asker halleder. Oh ne rahat.

25 yıldır birkaç açılım yapamaz mıydın?

Yapamadın işte.

Aynı tembelliği Kıbrıs’ta da gördük. Ege’de de gördük. Ermeni meselesinde de gördük. Yahu sen Aleviler için de tırnağını oynatmadın.

***

Bitmedi.

İrtica için 80 yıldır ne yaptın? Hiç.

Hatta bilakis, irtica’nın vitamini olan kaynakları besledin. Rezilliğe ve müptezelliğe prim verdin. Böylece sanatın da içine ettin.

Muhafazakâr-Milliyetçi hükümetler tam 60 yıldır gidip geliyor. Anladık da muhafazakârlık sırf statükoyu korumaktan mı ibarettir? Hamle yasak mıdır? İlerici sağ, milliyetçiliğe engel midir?

***

Buraya nasıl geldi bu yazı?

Hah, YÖK’teki arayıştan geldi. İyi veya kötü. Katsayı için bir şeyler üretiliyor bâri.

Halbuki en kolay yol; bırakırsın kendi haline, eğitimi Danıştay’a devredersin.

Şehirciliği hanzolara.

Mimariyi magandalara.

Müziği ve mutfağı, kibarımgıllas kıro’lara havale edersin.

İşte... Bana göre:

- Kaybolan Yıllar’ın özeti budur.

YÖK bahane.