Yontma taş devri

Pazar, 17 Ocak 2010 - 05:00

1800’lü yılların ortalarına doğru futbolu bulan İngilizler’in herhangi bir ferdi Beşiktaş’ı izleseydi sanıyorum bulduğu bu ayak topunun icadından vazgeçerdi. Beşiktaş’ın oynadığı oyunun adına futbol topunu kırma deniyor herhalde. Ya da bir başka deyişle eğer bu Beşiktaş’ta bu oyuncular ilk 11’de çıkıyorsa Fred Çakmaktaş ile Barni Moloztaş da bu takımda rahatlıkla forma giyer.
Bir futbol takımının bu kadar bozuk kimyasına herhangi bir laboratuvarda ilaç için bir rapor alamayan Mustafa Denizli bir de değişiklik yaparak taraftarını daha da çılgın hale getiriyor. Holosko’nun yerine giren Serdar Özkan’ın at kuyruğu dışında değişen neyi olabilir. Ya da Antalya kampında patlamaya hazır Nihat’ın girişi... Ya da Nobre... Bu oyuncularla mı Beşiktaş kupada ilerleyecekti? Ya da meçhule giden bu gemi ikinci yarının ilk maçında oynayacağı yine İstanbul Belediye maçını bu oyuncu kadrosuyla mı kazanacak?
Bir Japon teknik direktör olsa gördüğü bu manzara karşısında harakiri yapardı. Bırakın taraftarı, Beşiktaş’ın oynadığına football (Ayak topu) deniyor ise o zaman lunaparktan getireceğiniz 11 çarpışan otomobil aynı işi görür. Üçüncü pası yapamayacak kadar becerisini ortaya koyamayan, ilk yarıda Bobo’nun çektiği tek şutla pozisyona girme becerisi gösteren Beşiktaş bu maçı kazansaydı forvetsiz oynayan Abdullah Avcı’nın ekibine yazık olurdu.
Hadi azıcık ucundan bir de Fink’in abuk subuk direkten dönen şutunu not olarak yazarsak bu da benim ve Beşiktaş adına ayıp olur. Beşiktaş’ın toparlanma süreci şu anda revaçta olan uzay pilotluğuna soyunacak kişiyle eş değerdedir. Bu takım toparlanırsa bırakın ligi anca uzaya gider.